Hemiplejik Hastalarda Yürüyüş Eğitimi Sırasında Hangi Kol Askısı Tercih Edilmeli?

İnme, yaygın görülen bir nörolojik problemdir. Yılda yaklaşık 800.000 kişi inme geçirmektedir. İnmeli hastalar, paralizi sebebiyle çeşitli disabilitelere sahip olur ve inmeli hastaların çoğu yüremelerindeki zorluktan şikayet eder.

Konu ile ilgili bilimsel çalışmalar ne diyor?
Bovonsunthonchai ve ark. (2012) İnmeli hastalarda yürümedeki performans ve koordinasyonu geliştirmek için etkilenen üst ekstremitenin önemini vurgulamışlardır. Ek olarak, başka bir çalışmada da üst ekstremite hareketinin gövde stabilitesiyle birlikte ayak bileği eklem hareket açıklığını da geliştirdiği gösterilmiştir.

İnmeli hastalar, paralizi dolayısıyla kendi kollarının ağırlığını destekleyemedikleri için, etkilenmiş taraf omuzlarında sıklıkla subluksasyon görülür. Bu nedenlerle, kol askıları inmeli hastalar için sıklıkla gerekli olmaktadır.

Fleksiyonda askı (tek kemerli yarıaskı), ektansiyonda askı (Bobath askısı, Rolyan askısı), GivMohr askısı ve elastik kol askısı gibi çeşitli kol askı çeşitleri bulunmaktadır. Askı, kolun ağırlığını bir miktar destekler ve aynı anda üst ekstremitelerin hareketini limitler.

Bazı çalışmalar yürüyüş sırasında kol kaslarının aktivitesini incelerken, diğerleri kol salınımının çoğunlukla pasif olduğunu, sadece omuz rotasyonuyla bir miktar hareketin açığa çıktığını göstermişlerdir.

Üst ekstremitelerin kas aktivitesi hala tartışma konusudur. Ancak, çeşitli kol askıları tarafından sağlanan kısıtlayıcı etkiler ve destek, felçli hastaların etkilenmiş taraf kol kası aktivitesi üzerinde farklı etkilere sebep olabilir.

Başka bir çalışmada  fleksiyon tip (yarıaskı), ekstansiyon tip (Rolyan askı) ve elastik kol askıları kullanılırken yürüyen inmeli hastalarda etkilenen taraf kol aktiviteleri ve kinematik verilerin nasıl etkilendiği incelenmiştir.

Çalışmaya enfarktüs ya da hemoraj sebebiyle felç geçirmiş 10 gönüllü hasta (5 kadın- 5 erkek) katılmıştır.Her iki alt ekstremitenin transvers ve sagittal kinematiğini değerlendirmek üzere her bir hastaya 16 marker yapıştırılarak 8 kameralı 3 boyutlu hareket analiz sisteminden yararlanılmıştır.

Hareket analiz sistemiyle senkronize çalışabilen kablosuz yüzeyel EMG yardımıyla da katılımcıların anterior ve posterior deltoid ile latissimus dorsi kaslarının aktiviteleri ölçülmüştür. Her bir hasta dört ayrı askı kullanım durumunda ( askısız, fleksiyonda askı, ekstansiyonda askı ve elastik askı ) da yürütülerek analiz yapılmıştır.


Şekil 1. Çeşitli kol askılarının kullanıldığı durumlar: (A) askısız (B) fleksiyonda askı, (C) ekstansiyonda askı ve (D) elastik tip askı.

Sonuç olarak, hastaların "normal" olarak nitelendirilen "az etkilenim gösteren taraflarında" duruş fazındaki pelvik rotasyon miktarı her bir askı çeşidinde farklı olarak bulunmuştur. Ancak, "etkilenmiş tarafta" anlamlı bir fark bulunamamıştır. Özellikle, ekstansiyonda kol askısı kullanıldığı durumlar ile fleksiyonda kol askısı kullanıldığı ve kol askısı kullanılmadığı durumlar arasında rotasyon fark göstermiştir.

Kalça, diz ve ayak bileği açılarında bilateral olarak fark gözlemlenmemiştir. Fakat, daha az etkilenimli taraftaki minimum diz açısı tüm askı çeşitlerinde ve askı kullanılmadığı durumlarda fark göstermiştir.

Kol askısız ve farklı kol askılarıyla yürüyüş sırasında anterior ve posterior deltoid ile latissimus dorsi kas aktiviteleri arasında ise farklılık bulunamamıştır.

Ekstansiyonda kol askısı kullanımı ile "normal" taraftaki duruş fazında pelvik rotasyon miktarının arttığı ve bu nedenle daha yararlı olduğu bulunmuştur. Ayrıca tüm kol askıları kontralateral diz ekstansiyonunu desteklemiştir.

Referans
Young-In Hwang, Jangwhon Yoon . Changes in gait kinematics and muscle activity in stroke patients wearing various arm slings.Journal of Exercise Rehabilitation 2017;13(2):194-199

Özet

Bu çalışmada, farklı tipte kol askılarının hemiplejik hastalarda gerçekleştirilen yürüme eğitimine etkisi kinetmatik veriler yardımıyla incelemiştir.

Hemiplejik Hastalarda Yürüyüş Eğitimi Sırasında Hangi Kol Askısı Tercih Edilmeli?