Obez Kadınlarda Bariatrik Cerrahi Sonrası Fiziksel Aktivite Programının Kardiyovasküler Fitness ve Solunum Fonksiyonu Üzerine Etkileri

 

Ciddi obezite ile ilgili artan endişelerden biri de, bireyin sağlığı ve mortalitesi üzerindeki hareketsizlik ve obezitenin getirdiği sonuçlar nedeniyle fiziksel uygunlukta belirgin bir bozulma olduğudur. Biyomekanik zorluklar, aşırı yüklenme ve eklem değişikliklerinden kaynaklanan çoklu kronik hastalıkların ve fiziksel limitasyonların bir araya gelmesi, obezitesi olan kişiyi yürüme veya merdiven çıkma gibi basit aktiviteleri gerçekleştirememe riskine maruz bırakabilir. Bu tür fonksiyonel limitasyonlar inaktiviteyi ve sedanter bir yaşam tarzını şiddetlendirir ve düşük egzersiz kapasitesinin ölüm oranıyla daha yakından ilişkili olduğu bir kısır döngü yaratır. 

Kardiyorespiratuar fitness(CRF) analizi için en iyi standardın, yoğun çabayla doğru maksimum oksijen alımı ölçümü sağlayan maksimum fiziksel testler olduğu kabul edilmiştir. Bariatrik cerrahiden kaynaklanan kilo kaybının VO2peak'i doğrudan artırabilecek kardiyovasküler fonksiyona ve solunum semptomlarını iyileştirmeye yardımcı olabileceği bilinmektedir. Bununla birlikte, bu tek başına iskelet kaslarının oksidatif kapasitesinde iyileşme sağlamaz. Kilo kaybı sadece mitokondrial içeriği geliştirmekle kalmıyor, sedanter bireylerde de iskelet kas lifinin türünü değiştiriyor. Obez olmayan bireylerde, kanıtlar aerobik egzersizin kas mitokondriyal biyogenezini uyardığını ve fiziksel uygunluktaki artışı doğrudan etkileyen oksidatif kapasiteyi geliştirdiğini göstermektedir.

Bariatrik cerrahiden sonra aerobik kapasite ve CRF'de bir artış olması için, sadece kilo kaybetmekle kalmayıp aynı zamanda kilo kaybını arttırmak için düzenli egzersiz yapmanın gerekli olduğu varsayılır. Özellikle post-op ilk birkaç ayda birey sadece yağ kütlesi kaybetmekle kalmaz aynı zamanda yağsız kas kütlesini de kaybeder.

Bilimsel çalışmalar ne diyor?

Bu çalışmanın temel amacı, bariatrik cerrahi sonrası obez kadınlarda (ameliyattan 3 ay sonra başlayarak) yapılandırılmış, resmi, 12 haftalık bir fiziksel eğitim programının CRF ve solunum fonksiyonlarına etkilerini analiz etmek ve bunları bir kontrol grubuyla karşılaştırmaktır.

Çalışmaya 6’sı kontrol grubu toplam 12 kişi dahil edilmiştir.Dahil etme kriterleri: kadınlar, VKİ≥35 kg/m² olanlar ve gastrik bypass(mide küçültme) ameliyatı olanlar veya kol gastrektomi cerrahisi olanlar iken dışlama kriterleri ise:ortopedik limitasyonlar, kronik böbrek yetmezliği veya akciğer ve / veya kardiyovasküler hastalık tanısı (diyabet ve kontrollü hipertansiyon hariç) bulunanlardır.

Tüm hastalar bir bütün olarak takip edildi ve pre-op, post-op 3 ay ve post-op 6 ay olmak üzere üç dönemde antropometri, solunum fonksiyonu ve CRF açısından değerlendirilmiştir. 

Kontrol grubu, fiziksel aktivite yapmanın önemi hakkında genel yönergeler aldı. Müdahale edilen grup ise kardiyak rehabilitasyon alanında eğitimli bir fizyoterapist tarafından bireyselleştirilmiş bir egzersiz programına tabii tutulmuştur. 

Rehabilitasyon protokolü; cerrahi sonrası 3.aydan başlayıp 12 haftalık bir süreç içermektedir. Her seans 60 dk sürmüştür ve haftada 3 seans gerçekleşmiştir. 5 dk ısınma periyodu + koşu bandında(treadmill) 30 dakikalık aerobik antremanı + üst ve alt ekstremite için 20 dakikalık dirençli egzersiz eğitimi + 5 dakikalık esneme periyodu olmak üzere belirlenmiştir. Aerobik eğitimde maksimum kalp atış hızına göre yüksek yoğunlukta(%70-90) veya orta yoğunlukta(%40-60) egzersizler yapılmıştır. Dirençli eğitimde ise 1 maksimum tekrarın %60-80’ine denk gelecek bir direnç uygulanmıştır. Direnç artırımı haftalık olarak yapılmıştır.

Cerrahi sonrası her iki grupta da antropometrik değişkenlerde anlamlı grup içi azalma gözlenmiştir. Kontrol grubuna göre fiziksel aktivite yapan grupta VO2peak’te anlamlı bir artış gözlenmiştir. Temel bulgu ameliyat sonrası fiziksel aktivite programına katılan obez bireylerin daha iyi bir kardiyovasküler uygunluk yansıtmalarıyla birlikte VO2peak’te önemli bir artışa bağlı olarak egzersize daha fazla toleransı olduklarını göstermiştir. Sonuçlar ayrıca, incelenen gruba bakılmaksızın, bariatrik cerrahinin azalmış komorbiditeler ve gelişen akciğer fonksiyonu ile ilişkili antropometrik ölçümlerde bir azalma sağladığını göstermiştir. Bulgular VO2peak'i arttırmak için sadece vücut ağırlığını azaltmanın yeterli olmadığına dair hipotezi doğrulamıştır.

Kısaca: CRF, sadece bariatrik cerrahi sonrası fiziksel aktivite programına katılan kadınlarda düzeldi ve bu sonuç post-op ilk 6 ay aktif olmayan kadınlarda egzersiz toleransı ve aerobik kapasitenin artamayabileceğine işaret etti. Egzersiz uygulamasından bağımsız olarak, sadece bariatrik cerrahiden kaynaklanan vücut ağırlığı kaybı akciğer fonksiyonlarını iyileştirdi ve komorbiditeleri azalttı.

Klinik Çıkarımlar: Ciddi obezitenin tedavisi için invaziv girişimsel önlemler ile birlikte, yaşam tarzını değiştirmek de gereklidir. Bu hastaların düzenli egzersiz yapmalarının sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bariatrik cerrahi sonrası yapılandırılmış, denetimli ve her bireye ayrı ayrı reçetelendirilmiş bir şekilde yapılan fiziksel aktivite programlarının uygulanması etkilidir ve teşvik edilmelidir.

Hazırlayan: Hüseyin Onur Ferhatoğlu

Referans: Onofre, T., Carlos, R., Oliver, N., Felismino, A., Fialho, D., Corte, R., ... & Bruno, S. (2017). Effects of a physical activity program on cardiorespiratory fitness and pulmonary function in obese women after bariatric surgery: a pilot study. Obesity surgery, 27(8), 2026-2033.

Özet

Bu çalışmanın temel amacı, bariatrik cerrahi sonrası obez kadınlarda (ameliyattan 3 ay sonra başlayarak) yapılandırılmış, resmi, 12 haftalık bir fiziksel eğitim programının CRF ve solunum fonksiyonlarına etkilerini analiz etmek ve bunları bir kontrol grubuyla karşılaştırmaktır.

Obez Kadınlarda Bariatrik Cerrahi Sonrası Fiziksel Aktivite Programının Kardiyovasküler Fitness ve Solunum Fonksiyonu Üzerine Etkileri