Pediatrik Romatizmal Hastalıklar İçin Fiziksel Aktivite

Son 50 yılda fiziksel hareketsizliğin kronik hastalık riski ile ilişkili olduğu anlaşılmıştır. Birkaç romatizmal hastalık için, yatak istirahati geleneksel olarak en iyi tedavi olarak savunulmuştur, ancak çeşitli kanıtlar özellikle jüvenil sistemik lupus eritematozusu, jüvenil idiyopatik artriti, jüvenil fibromiyaljisi ve jüvenil dermatomiyoziti olan pediatrik romatizmal hastalıklı bireylerde yatak istirahatinden ziyade fiziksel aktiviteye yakın olan paradigma değişimini destekler. Artan fiziksel aktivite seviyeleri, düşük aerobik kondisyon, ağrı,  yorgunluk, kas zayıflığı ve sağlıkla alakalı kötü yaşam kalitesi gibi pediatrik romatizmal hastalıkları olan bireylerin yaşadığı çeşitli semptomları hafifletebilir.


Fiziksel aktivite; kardiyovasküler ve kas kondisyonundaki artışlar, fonksiyonlardaki gelişmeler, vücut yapısı, kemik sağlığı, bilişsel fonksiyon, sağlıkla alakalı yaşam kalitesi ve refahı ile yorgunluğun azaltılması dahil olmak üzere çeşitli mekanizmalar yoluyla genel sağlığı ve bekayı geliştirir.


Miyozit ve romatoid artrit gibi yatak istirahatinin daha önce en uygun tedavi yöntemi olarak kabul edildiği bazı romatizmal hastalıklarda, fiziksel aktivite çok önemli bir terapötik araç olarak ortaya çıkmıştır. Bu paradigma değişimi, fiziksel hareketsizlik ve hastalıkla alakalı semptomlar arasındaki açık ilişkiyi ve hastalıkla alakalı semptomları hafifletmede egzersiz antrenmanının etkinliğini ve güvenli olduğunu gösteren çok sayıda klinik çalışma ile desteklenmiştir.


Jüvenil Fibromiyalji: JFM’li hastalarda 8 haftalık bilişsel-davranışçı terapi ve nöromüsküler bütünleştirici antrenmanı içeren bir müdahalenin, çeşitli küçük pilot çalışmalarda fonksiyonel sakatlığı, depresyonu, hareket korkusunu ve ağrı oluşumunu azalttığı gösterilmiştir. Hastalar ayrıca, müdahaleden sonra fiziksel fonksiyonda iyileşme ve hareket korkusunun azaldığını bildirmiştir. Ek olarak, nitel analizler egzersiz için öz-yeterlik, güç ve motivasyonda iyileşmeler ortaya koymuştur.


Jüvenil Sistemik Lupus Eritematozus: Sağlıklı akranlarına kıyasla, JSLE hastalarında zayıf aerobik kondisyon, kas güçsüzlüğü, zayıf egzersiz toleransı ve artan yorgunluk seviyeleri gözlenmiştir. Bu hastalarda ayrıca obezite ile ilişkili, sağlıkla alakalı yaşam kalitesinde azalma görübilmesinin yanı sıra, ateroskleroz ve düşük kemik kütlesi için erken risk faktörleri ve metabolik bozukluklarda görülebilir.

Egzersiz antrenmanı almayan hastalarla karşılaştırıldığında antrenmanlı hastalar, kronotropik rezerv ve kalp hızı iyileşmesi ile değerlendirildiği aerobik şartlandırma (örneğin tükenme zamanı, pik hız ve pik oksijen tüketimi) ve otonomik fonksiyonlarda iyileşmeler göstermiştir. Hastalık aktivite skorlarında veya enflamatuar belirteçlerde hiçbir değişiklik gözlenmemiştir. Bu da programın hastalık alevlenmesine neden olmadığını ve ilaç tedavisi rejiminin, çalışmanın süresi boyunca büyük ölçüde değişmediğini göstermiştir. Ayrıca, hiçbir olumsuz etki kaydedilmemiştir.


Jüvenil İdiyopatik Artrit: Poliartiküler başlangıçlı, romatoid-faktör-pozitif JIA’lı (ancak oligoartiküler başlangıçlı JIA’lı olmayan) hastalar sağlıklı kontrol grubuyla karşılaştırıldığında azalan aerobik ve anaerobik kapasiteler göstermiştir. JIA hastalarında izometrik kuadriseps gücü de sağlıklı akranlarına göre azalmıştır. Daha da önemlisi, JIA hastalarında anaerobik egzersiz kapasitesi ve fonksiyonel yetenek arasında pozitif bir ilişki gözlenmiştir. Bu da fiziksel kapasitedeki gelişmelerin günlük yaşam aktiviteleri üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini düşündürmektedir.

JIA’da test edilen egzersiz müdahaleleri uzunluk (5-24 hafta), sıklık (haftada 1-3 kez), süre (30-60 dakika), yoğunluk (hafif ila şiddetli), ortam (su, kara veya karışık), antrenman modu (aerobik antrenman, direnç antrenmanı, genel şartlandırma, propriyoseptif-denge antrenmanı, devre antrenmanı, pilates veya spora özel antrenman) ve yöntem (ev tabanlı veya denetimli) açısından çeşitlilik gösterir. Özellikle, düşük ila orta yoğunluklu egzersiz programları JIA’lı hastalarda karşılaştırılabilir klinik iyileşmelere neden olmuştur. Propriyoseptif denge antrenmanı ve güçlendirici antrenman programları da pasif hareket, denge, fonksiyon ve ağrıda iyileşme sağlamıştır. Propriyoseptif denge antrenmanı ayrıca düşük vücut gücünü de arttırmıştır.


Jüvenil Dermatomiyozit: JDM’li 19 hastadan oluşan bir grupta, sadece iki hasta önerilen minimum fiziksel aktivite seviyelerine ulaşmıştır ve fiziksel aktivite seviyeleri için eşleşen kontrol grubuyla karşılaştırıldığında bile, JDM’li hastalar azalan aerobik koşul, kas fonksiyonu ve sağlıkla alakalı yaşam kalitesi göstermiştir. Bilhassa, oturarak geçirilen zamanın uzunluğu hastalığın süresi ile pozitif ilişkilidir ve pik oksijen tüketimi ile ise negatif bir ilişki göstermiştir. Tersine, orta ile kuvvetli fiziksel aktivite, hastalık süresiyle ters orantılı ancak pik oksijen tüketimi ve kortikosteroid kullanımı ile pozitif korelasyon göstermiştir.



Fiziksel olarak aktif bir yaşam tarzını teşvik etmek için adımlar:

Adım 1: Fiziksel aktiviteyi ve sedanter davranışları tüm sağlık hizmetlerinin bir parçası gibi rutin olarak değerlendirin.
Adım 2: Fiziksel aktivitenin kolaylaştırıcılarını ve engellerini bireysel olarak değerlendirin.
Adım 3: Sağlık hizmeti sağlayıcıları, öğretmenler, topluluk ve ebeveynlerin katılımıyla çok bileşenli bir müdahale tertip edin.
Adım 4: Mümkün olduğunda reçetede artışlarla, önerilen fiziksel aktivite hedeflerine ulaşmaya odaklanın.
Adım 5: Sedanter geçirilen sürede kademeli olarak azalmayı teşvik edin. (örneğin, ekran başına geçirilen süre)
Adım 6: “Hastalığı olanlar egzersiz yapamaz.” veya “Bazı insanlar fiziksel aktiviteye yanıt vermez.” gibi yanıltıcı bilgilerin yayılması yoluyla fiziksel aktivitede görülebilecek olumsuz tutumlardan kaçının.
Adım 7: Egzersiz antrenmanı talimatları sırasında: katılım öncesi tarama gerçekleştirin. Global uyarlamalara odaklanan alıştırmaları tertipleyin. Hastanın reçetedeki tercihlerini dikkate alın, hastayı pediatrik egzersiz tıbbında uzmanlığa sahip kalifiye profesyonellere yönlendirin, müdahalenin uygunluğunu, etkinliğini ve güvenliğini izleyin. 



Klinik Çıkarım: Pediatrik romatizmal hastalığı olan hastalar hipoaktif olma eğilimindedir. Fiziksel aktivite seviyesi, kalıtsal genomumuzun evrimsel seçimini şekillendiren fiziksel aktivite normuna uymadığında, vücut işlevsiz hale gelmektedir. Literatür sürekli olarak artan fiziksel aktivite seviyelerinin (ve sedanter davranışı azaltmanın) vücuttaki normal mekanik, fiziksel ve biyokimyasal süreçleri restore edebileceğini göstermektedir.

Hazırlayan: Ece Yüksel

Referans: Gualano, B., Bonfa, E., Pereira, R. M., & Silva, C. A. (2017). Physical activity for pediatric rheumatic diseases: standing up against old paradigms. Nature Reviews Rheumatology, 13(6), 368.





Özet

Bu derlemede pediatrik romatizmal hastalıklarda, özellikle jüvenil sistemik lupus eritematozus (JSLE), jüvenil idiyopatik artrit (JIA), jüvenil fibromiyaljisi (JFM) ve jüvenil dermatomiyozitinde (JDM) fiziksel aktivite reçete etmenin bilimsel gerekçeleri özetlenmiş ve bu hastalıklarda fiziksel aktivite programlarının etkinliği ile güvenliği tartışılmıştır.

Pediatrik Romatizmal Hastalıklar İçin Fiziksel Aktivite