Abdomino-Pelvik Kanser Ameliyatı Sonrası Rehabilitasyon Programı

Abdomino-pelvik kanserler (kolorektal, jinekolojik ve prostat kanserleri) dünya çapında en sık teşhis edilen kanserlerdir. Her ne kadar geliştirilmiş cerrahi teknikler ve adjuvan tedaviler yüksek sağ kalım oranları ile sonuçlansa da, abdomino-pelvik kanser ameliyatını takiben, hastalar genellikle düşük fiziksel aktivite seviyeleri göstermekte, fiziksel ve psikolojik morbidite yaşamakta, bağırsak ve cinsel fonksiyonda bozukluk gibi rahatsızlıklar rapor etmektedirler. Fiziksel ve psikososyal zorluklara ek olarak, abdomino-pelvik kanseri olan hastalar ameliyattan sonra (kolorektal kanserde %70; prostat kanserinde %10–79; jinekolojik kanserde %42-70) çeşitli pelvik taban semptomları yaşamaktadırlar.

Onkoloji rehabilitasyonu hızla büyüyen, önemli bir hasta bakımı alanıdır ve egzersiz, beslenme, psikososyal bileşenler dahil olmak üzere hastalara kapsamlı bir rehabilitasyon programı önerilmektedir.

Bilimsel çalışmalar ne diyor?

Yapılan bir çalışmaya 188 hasta katılmıştır.Rehabilitasyon grubu 84 ve kontrol grubu 104 katılımcı olarak belirlenmiştir. Tüm ölçümler başlangıçta, haftada ve 6. ayda tekrarlanmıştır.

Rehabilitasyon grubuna 8 hafta boyunca haftada 2 kez, 1-2 saat grup temelli, multidisipliner eğitim ve egzersiz programından oluşan onkolojik rehabilitasyon programı uygulanmıştır. Bu hastaların fonksiyonel egzersiz kapasiteleri altı dakikalık yürüme testi ile değerlendirilmiş ve el kavrama güçleri ölçülmüştür. Egzersiz reçeteleri, uzman bir fizyoterapist ve egzersiz fizyoloğu tarafından hazırlanmıştır.

Multidisipliner eğitim, bir diyetisyenin verdiği beslenme danışmanlığını; egzersiz eğitiminin mesane ve bağırsaklar için önemi ve fizyoterapist tarafından sağlanan egzersize uyumu; fiziksel aktivite için planlama ve bir egzersiz fizyoloğu tarafından sağlanan egzersizin uygulanması ve bir psikolog tarafından sağlanan stres yönetimi ve baş etme stratejilerini içermiştir.

Rehabilitasyon grubuna egzersiz programına uyumu teşvik etmek için evde gerçekleştirilebilecek dirençli egzersizlerin talimatlarını içeren ev egzersizleri sayfası verilmiştir. Katılımcılardan günlük olarak atılan adımlarının sayısını basit bir pedometre ile kaydetmeleri ve bir egzersiz günlüğünde denetlenen seansları desteklemek için haftalık ev tabanlı egzersizlerini kaydetmeleri istenmiştir. Ayrıca bu hastalara, 8. hafta ve 6. ay arasında fizyoterapistten telefon aracılığıyla 6 kez motivasyonel koçluk seansları verilmiştir.

Hastalar rehabilitasyon programına katılamıyorlarsa veya isteksizlerse, posta yoluyla anketleri doldurmaya davet edilmişlerdir ve bu hastalarda çalışmaya kontrol grubu olarak dahil edilmişlerdir. Kontrol grubu başlangıçta, 8. haftada ve 6. ayda sadece anketleri doldurmuşlardır.

İki grubunda fiziksel aktivite seviyeleri, Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi'nin kısa form versiyonu ile; anksiyete ve depresyonları, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği ile; sağlıkla ilişkili yaşam kaliteleri Avrupa Kanser Yaşam Kalitesi Araştırmaları Anketi ile; hastaların genel yaşam kaliteleri EORTC QLQ C-30 ile değerlendirilmiştir. Pelvik taban semptomları, Avustralya Pelvik Taban Anketi'nin mesane ve bağırsak alanları ile; Uluslararası İdrar Kaçırma Anketi-Bağırsak Modülü ve Üriner İnkontinans kısa form modülü ile değerlendirilmiştir. 

Rehabilitasyon grubunda fonksiyonel egzersiz kapasitesi, erkeklerde kavrama gücü, fiziksel aktivite düzeyleri, bağırsak belirtileri, depresyon belirtileri ve sağlığa bağlı yaşam kalitesinde anlamlı grup içi iyileşmeler gözlenmiştir. Fonksiyonel egzersiz kapasitesi, fiziksel aktivite düzeyleri ve sağlığa bağlı yaşam kalitesindeki gelişmeler 6 aylık takipte de sürdürülmüştür. Ayrıca, 8 haftalık müdahale süresi boyunca ve 6 aylık takipte fiziksel aktivite düzeylerindeki iyileşmeler, depresyon belirtileri ve sağlığa bağlı yaşam kalitesi, rehabilitasyon grubunda kontrol grubuna göre daha yüksek bulunmuştur. Katılımcıların ortalama %30'u, 150 dakikalık orta yoğunluklu fiziksel aktivite ve 8.hafta-6.ay arasında haftada iki gün güçlendirme seansı için önerilen fiziksel aktivite yönergelerine uyduklarını bildirmişlerdir.

Rehabilitasyon grubunda abdomino-pelvik kanser ameliyatını takiben verilen genel egzersizlerin, bağırsak semptomları üzerinde olumlu etkileri görülmüştür. Egzersiz seanslarını denetleyen fizyoterapist ve egzersiz fizyoloğu, egzersiz manevraları sırasında pelvik taban kaslarının kontraktilitesinin artmış olduğunu ve bu nedenle sfinkter kontrolünün gelişmiş olabileceğini düşünmektedirler.

Kontrol grubunun 8. hafta ve 6. ayda mesane ve bağırsak semptomlarında, fiziksel aktivite seviyelerinde, anksiyete ve depresyon düzeylerinde başlangıç ölçümlerine göre anlamlı bir fark bulunamamıştır. 

Klinik Çıkarım: Bir onkolojik rehabilitasyon programı, abdominopelvik kanser tedavisi uygulanan hastalarda fonksiyonel egzersiz kapasitesini, kas gücünü, fiziksel aktivite seviyelerini, bağırsak semptomlarını, depresyon ve sağlığa bağlı yaşam kalitesini iyileştirmek için uygulanabilir ve faydalı olabilmektedir. 

Hazırlayan: Büşra Ergin

Referans: Frawley, H. C., Lin, K. Y., Granger, C. L., Higgins, R., Butler, M., & Denehy, L. (2020). An allied health rehabilitation program for patients following surgery for abdomino-pelvic cancer: a feasibility and pilot clinical study. Supportive Care in Cancer, 28(3), 1335-1350.

Daha fazla oku: Egzersiz ve Kanser: Sağlıklı mı terapatik mi?

Özet

Bu çalışma özel bir sağlık sistemi içinde abdomino-pelvik kanser cerrahisi sonrası hastalar için multidisipliner, genel onkolojik rehabilitasyon programının yürütülmesinin uygunluğunu araştırmaktadır.

Abdomino-Pelvik Kanser Ameliyatı Sonrası Rehabilitasyon Programı