Tuzak Nöropatide Sinir Lifi Patolojisinin Duyusal Fonksiyonla İlişkisi Nasıldır?



Tuzak nöropatinin, hedef inervasyon üzerindeki etkisi ve sinir lifi patolojisinin duyusal semptomlar ve belirtilerle ilişkisi hakkında pek az şey bilinmektedir. Karpal tünel sendromu en yaygın görülen tuzak nöropatidir.

Konu ile ilgili bilimsel çalışmalar ne diyor?
Konu ile ilgili yapılan bir çalışma karpal tünel sendromunun küçük miyelinsiz duyusal aksonların ve miyelinli duyusal aksonların morfolojisi üzerine etkisini ve bunlarla ilişkisini araştırmayı amaçlamıştır.Elektrodiagnostik olarak tanı konulmuş 26 karpal tünel sendromlu hasta çalışmaya katılmıştır.Küçük ve büyük lif fonksiyonu, median sinirin eldeki inervasyon alanında, kantitatif duyu değerlendirmesi ile incelenmiştir.

Vibrasyon testi ve mekanik eşik belirleme testleri sonuçları karpal tünel sendromu olan hastalarda anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur.Bu sonuç, büyük lif disfonksiyonu varlığını teyit etmektedir. Ayrıca KTS’li hastalarda termal eşik belirleme testlerinin yükseldiği gözlemlenmiş ve bu da C ve Aδ lif disfonksiyonunun varlığını göstermektedir.

İntraepidermal sinir lifi yoğunluğu değerlendirildiğinde, küçük lif yoğunluğunun hastalarda çok ciddi derecede azaldığı gözlemlenmiştir. Bu bulgu, küçük liflerin de bu hasta grubunda etkilendiğini doğrulamaktadır.

Hastalarda, elonge nodüllerin yüzdesinde önemli derecede artış ve voltaj kapılı sodyum kanallarının mimarisinde değişiklik gözlemlenmiştir. Bunun yanında, ne nörofizyolojik testlerin ne de kantitatif duyu değerlendirmesinin, hastaların semptomları ile ya da fonksiyon defisitleri ile korele bulunmamıştır. Ancak, elonge nodüllerin varlığının fonksiyon ve semptomlar ilişkili skorlarla, zıt yönde korelasyona sahip olduğu ulaşılmıştır.

Bu araştırmanın bulguları gösteriyor ki:
KTS sadece kalın çaplı lifleri etkilememektedir. KTS’nin, hem miyelinli hem de miyelinsiz liflerin aracılık ettiği fonksiyon kaybı ile de ilişkili olduğu görülmüştür.

Hedef dokudaki elonge nodüllerin varlığı, tuzak nöropatilerin, fokal kompresyon bölgesinin dışında da nodal yapıyı/miyelini etkilediğini göstermektedir. İlginç bir şekilde, nodal uzama adaptif bir olay olabilir çünkü semptomların ciddiyeti ile zıt yönde bir ilişki içerisindedir.
Bu araştırmada, kompresyon nöropatilerinin, kompresyon bölgesinin distalindeki hem miyelinli hem de miyelinsiz liflerde belirgin etkileri olduğunu gösterilmiştir.

Küçük lif fonksiyon kaybının (kantitatif duyu değerlendirmesine dayanan) ve önemli yapısal etkilenimlerin (intraepidermal sinir lifi yoğunluğunun azalması), elektrodiagnostik testin sonucunun ciddyetinden bağımsız olduğu gösterilmiştir.

Kompresyon bölgesinin distalinde elonge nodüllerin varlığı gözlemlenmiştir. Bu durum, tuzak nöropatilerin, miyelinli duyusal liflerde fokal lezyon bölgesinin ötesindeki nodal kompleksi etkilediğini göstermektedir. Bu elonge nodüllerin varlığı, duyusal semptomların ciddiyetindeki azalma ve daha iyi fonksiyonel durum ile ilişkili bulunmuştur. Bu durum da adaptif bir mekanizmanın varlığını akla getirmiştir.

Referans
Annina B. Schmid,Jeremy D. P. Bland,Manzoor A. Bhat and David L. H. Bennett.The relationship of nerve fibre pathology to sensory function in entrapment neuropathy.BRAIN A JOURNAL OF NEUROLOGY 2014: 137; 3186–3199

Özet

Bu çalışmanın amacı; karpal tünel sendromunun küçük miyelinsiz duyusal aksonların ve miyelinli duyusal aksonların morfolojisi üzerine etkisini ve bunlarla ilişkisini araştırmaktır.

Tuzak Nöropatide Sinir Lifi Patolojisinin Duyusal Fonksiyonla İlişkisi Nasıldır?