Diyaliz Hastalarında Egzersiz Eğitiminin Kardiyovasküler Sistem ve Kas İskelet Sistemi Sağlığı Üzerindeki Etkileri Nasıldır?

Egzersiz, kas iskelet sisteminde kas zayıflığını önlemekte ve kas erimesinin tedavisine önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Egzersizin kaslar üzerindeki yararlı etkisinin ana mekanizmasını, hücre ölümlerinin ve protein yıkımının engellemesi oluşturmaktadır. 

Hem sağlıkta hem de hastalıkta tüm nedenlere bağlı ölümlerin önemli bir öngörüsü olan egzersiz kapasitesinin, diyalize giren kronik böbrek hastalığına sahip bireylerde önemli ölçüde azaldığı görülmektedir. Diyaliz hastaları, yüksek oranda azalmış fonksiyonel kapasite göstermektedirler. Bu azalmış fonksiyonel kapasite için risk faktörleri arasında kardiyovasküler bozukluklar, kas erimesi ve yetersiz beslenme önemli rol oynamaktadır. Hareketsiz yaşam da bu faktörleri karakterize etmekte ve bu rahatsızlıkların şiddetlenmesine katkıda bulunmaktadır. Hemodiyaliz hastalarında egzersiz eğitimi, kas liflerinde ve kılcal damarlarda artışa neden olmaktadır ve yapılan son çalışmalar, hemodiyaliz hastalarında egzersizin kardiyovasküler fonksiyonu, fonksiyonel kapasiteyi ve yaşam kalitesini iyileştirdiğini göstermişlerdir.



Diyaliz Hastalarında Egzersiz Eğitiminin Faydaları
Hemodiyaliz hastalarında yapılan çalışmalar, egzersiz eğitiminin kardiyovasküler hastalıkları önlediğini, kan duvarlarının elastikiyetini koruduğu ve kardiyovasküler risk faktörlerini iyileştirdiğini göstermektedir. Egzersiz eğitiminin damar sertleşmesi gelişimini ve inflamatuar belirtileri azalttığı da bildirilmiştir. Dahası, hemodiyaliz hastalarında düzenli ve orta yoğunlukta fiziksel egzersiz vücut ağırlığını iyileştirmekte, yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) yani iyi kolesterol düzeylerini arttırmakta, trigliserit düzeylerini düşürmekte, kan şekeri kontrolünü iyileştirmekte ve kan basıncını normalleştirmektedir.

Egzersiz eğitimi hem kardiyovasküler problemler için hem de diyaliz hastalarında kas erimesinin ortaya çıkmasını önlemek için önemli bir koruyucu ve tedavi edici araç olarak görülmektedir. Düzenli egzersiz, hem kardiyovasküler sistem hem de kas iskelet sistemi adaptasyonlarına katkıda bulunarak fonksiyonel kapasiteyi geliştirebilmektedir. Özellikle dolaşım sisteminde, hemodiyaliz hastalarında yapılan klinik denemeler, egzersizin kalp fonksiyonu üzerinde olumlu etkileri olduğunu, kardiyovasküler sistem üzerindeki dengeyi arttırdığını ve hipertansiyonun yönetimine katkıda bulunduğunu göstermiştir.



Egzersiz programlarının uygulanması, diyaliz hastalarında vücut kompozisyonu, kas kütlesi ve kuvveti ile fonksiyonel kapasitede olumlu değişikliklere neden olma potansiyeline sahiptir. Sonuç olarak, hemodiyaliz hastalarında egzersiz eğitimi, kardiyovasküler problemlerin birincil ve ikincil önlenmesini sağlayan, önemli bir tamamlayıcı ve maliyet düşürücü bir terapi yöntemi olarak görülmektedir. 
Diyaliz sırasında veya dışında, aerobik ve kuvvet egzersizi eğitim programlarının hemodiyaliz hastalarında aerobik kapasitede önemli iyileşmeye yol açtığı gösterilmiştir. Ayrıca diyalize yürüyerek, bisiklete binerek veya kendi kendine ulaşım sağlayarak gitmenin, pilates veya yoga gibi fiziksel aktiviteler yapmanın da aynı faydalı etkilere sahip olduğu belirtilmiştir.

Birkaç hafta egzersiz yapmanın, fonksiyonel kapasiteyi artırmak ve diğer damarların yanı sıra koroner arterlerde de damar genişlemesini sağlamak için yeterli olduğu belirtilmiştir. Hemodiyaliz hastalarında aerobik egzersiz ile doku beslenmesi artmaktadır ve uzun süreli egzersiz, hemodiyaliz hastalarında kan basıncını düzenlemede yararlı bir etkiye sahip olmakla birlikte, ölüm oranlarının düşmesine de katkıda bulunmaktadır.

Diyalize giren bireylerde yapılan çalışmalarda, bireylerin kas kütlelerindeki başarılı artış, diyaliz seansları sırasında veya diyaliz dışı ortamda gerçekleştirilen, serbest ağırlıklar veya elastik bantlar kullanılarak yapılan, orta ila şiddetli direnç eğitimi ile elde edilmiştir. Ancak, diyaliz hastalarında egzersiz yapmanın önünde birkaç engel bulunduğu düşünülmektedir. Egzersiz programları mevcut olmadığında, hastanın yetersizliği veya isteksizliği ortaya çıktığında, nöromüsküler elektriksel stimülasyon (NMES) gibi alternatif stratejiler düşünülebilmektedir. NMES, özellikle kan basıncı hemodiyaliz seansı sırasında veya seanstan hemen sonra yükselen hastalarda, egzersiz sırasında komplikasyon riski olan veya aktif egzersiz programlarına katılma isteksizliği olan hastalarda kas gücünü artırmak için güvenli, pratik ve etkili bir yöntem olabilmektedir.

Sonuç olarak egzersiz eğitim programları, uygulanan yöntemden bağımsız olarak kardiyovasküler durumu, fiziksel işlevi, kas gücünü ve kütlesini iyileştirmede etkili olmaktadırlar. Ayrıca, bireyin ruh halinin düzelmesi, iştahının ve besin alımının artması, daha iyi bir yaşam kalitesine sahip olması gibi faydaları olduğu da görülmektedir. Diyalize giren böbrek hastalarında ilerleyici kas kütlesi kaybını önleyebilen, vücut kompozisyonunu iyileştirebilen, fonksiyonel kapasiteyi ve beslenme durumunu iyileştirebilen pozitif bir stratejinin izlenmesi; bu strateji için doktor ve fizyoterapist görüşlerinin alınması önerilmektedir.

Hazırlayan: Fzt. Büşra Ergin

Referans: Deligiannis, A., D’Alessandro, C., & Cupisti, A. (2021). Exercise training in dialysis patients: impact on cardiovascular and skeletal muscle health. Clinical Kidney Journal.

Özet

Hemodiyaliz hastalarında egzersiz eğitimi, kas liflerinde ve kılcal damarlarda artışa neden olmaktadır ve yapılan son çalışmalar, hemodiyaliz hastalarında egzersizin kardiyovasküler fonksiyonu, fonksiyonel kapasiteyi ve yaşam kalitesini iyileştirdiğini göstermişlerdir.Bu blog yazısında diyaliz hastalarında egzersiz eğitimin önemi,önerilenegzersiz programları hakkında bilgiler bulacaksınız.