Dinamik Nöromusküler Stabilizasyon

Dinamik Nöromusküler Stabilizasyon (DNS) gelişimsel kinezyoloji prensipleri temelinde hareket sistemini optimize etmeyi amaçlayan manuel ve rehabilitif bir yaklaşımdır.DNS in temel prensibi eklemin optimal pozisyonunu sağlamak amacıyla eklem çevresindeki lokal ve eklemden uzak kasların koordinasyonu ile ilişkilidir.

Gelişimsel kinezyolojinin temeli daha çocukluk döneminde insan motor fonksiyonlarının gelişiminin önceden belirlenmesi ve tahmin edilebilir bir şekilde ilerlemesidir.Tıpkı merkezi sinir sistemi olgunlaşıp geliştikçe motor paternlerin oluşup bebeğin postürünü kontrol etmesini ,yer çekimine karşı postürünü sağlaması gibi.Gelişimsel kinezyolojide tam da bu noktada doğuştan gelen merkezi hareket paternlerinin varlığını vurgulamaktadır.Örneğin bir bebeğe nasıl ve ne zaman başını kaldıracağını,emekleyeceğini öğretmeye gerek yoktur bu motor hareket ve gelişimler santral sinir sisteminin olgunlaşımı ile birlikte gerçekleşir.Ancak santral sinir sisteminde bir etkilenim olursa kas koordinasyonu ve gelişimsel senkronizasyon olumsuz etkilenir.Şuana kadar bahsettiğim gelişimsel kinezyoloji kavramı dinamik nöromusküler stabilizasyonun da temellerini oluşturmaktadır.

A. Karın içi basıncının ve spinal stabilizasyondan sorumlu yapıların regülasyonunu 4.5 aylık bebekte sağlanması
B. Karın içi basıncının ve spinal stabilizasyondan sorumlu yapıların regülasyonunun dizler ve kalça 90 derece fleksiyonda eğitimi

Gövdenin dinamik stabilizasyonunun sağlanması ekstremitelerde koordineli hareketlerin açığa çıkması için temeldir.Eğer gövdenin stabilitesinde problem olursa distalde hareketlerin kalitesini etkileyebilir.DNS yaklaşımı da statik pozisyonlarda duruşta kompresif streslere karşı koymanın yanı sıra etkili hareketin gerçekleşmesi için kaslar arası koordinasyon ve zamanlamanında önemini vurgulamaktadır.

Diyafram erken postüral gelişim sırasında temel solunum kasımızdır.Gelişimsel dönemde 6 aylıkken karın solunumu göğüs solunumu ile birlikte koordine edildiğinde diyafram solunum kasının yanı sıra postüral kas olarak da görev almaya başlar.Diyaframın postüral kas olarak görevini yapamaması durumunda karın içi basıncımızın düzenlenmesi ve omurgamızın stabilizasyonundan sorumlu yapılarında problemlere neden olabilir,bunun sonucu olarak da spinal ekstansör kaslarımızın kompanse edici aktivitesi ile omurgamızda sıkıştırma kuvvetlerinin artışına,kas aktivitelerinde problemlere neden olabilir.Kaslar arasında aktivasyon problemleri dikkatli bir şekilde değerlendirilip rehabilitasyonda ele alınmazsa santral sinir sisteminde motor problemlere,kronik ağrı ve hareketin etkili bir şekilde gerçekleştirilememesine yol açabilir.

Santral sinir sistemindeki (CNS) değişikliklerin olması nedeniyle de son zamanlarda santral sinir sistemi seviyesinde motor kontrol mekanizmalarının ele alınarak beyni eğitmenin önemi giderek önem kazanmaktadır.Örneğin bir kişi squat yaparken problem yaşıyorsa gergin ve zayıf kaslara odaklanmaktan ziyade bu yetersizliğin sinir sisteminde omurgamızın stabilitesinden sorumlu yapılarında probleminden kaynaklı olabileceği düşünülebilir.

Vücudumuz tek bir birim şeklinde değil bir kinetik zincir halinde hareket eder ve distalde kaliteli bir hareketin ortaya çıkması proksimalde stabilitenin etkili bir şekilde sağlanmasına bağlıdır.Bu nedenle proksimalde stabiliteden sorumlu core bölge mutlaka temel ilke olmalıdır.DNS yaklaşımı hareketin etkinliğini optimize etmek ve eklemlerin aşırı yüklenmesini engellemek için omurgamızın stabilizasyonundan sorumlu yapılarını aktifleştirmeyi ve ideal abdominal basıncın sağlanmasını amaçlamaktadır.

Peki DNS yaklaşımı tedavide nasıl kullanılır diye bakacak olursak DNS yaklaşımı sağlıklı bir bebeğin gelişimsel kinezyoloji basamaklarına dayanarak özel egzersizler yoluyla omurgamızın stabilizasyonundan sorumlu yapıların hareketini restore etmeyi amaçlar.Bu nedenle de hareket kalitesi dikkatli bir şekilde değerlendirilmelidir.Her gelişim pozisyonu bir egzersiz pozisyonudur düşüncesi hakimdir.Ancak her egzersizin takip etmesi gereken bazı prensipler vardır.Bunlar:

-Uygun solunum paterni ve karın içi basıncı düzenlenmesi restore edilmelidir.
-Ekstremitelerin dinamik hareketi için kaliteli bir destek sağlanmalıdır.
-Hareket boyunca tüm eklemlerin iyi bir şekilde merkezde olduğundan emin olunmalıdır.

DNS’te temel strateji klinisyen rehberliğinde sağlanan merkezi kontrolü,eklem stabilitesini ve hareket kalitesini devam ettirmek için “beyni eğitmektir”.Egzersizlerin tekrarlanması ile merkezi kontrol günlük hareketin bir parçası haline gelir.

Klinik Çıkarım: Spor aktivitelerine ideal bir stabilizasyon modelinin dahil edilmesi aşırı yüklemelerden kaynaklı yaralanmaları azaltmanın yanı sıra spor performansını da iyileştirebilir.DNS prensipleri rehabilitasyona entegre edilebilir.

Hazırlayan: Fzt. Birgül Dıngırdan

Referans
Frank, C., Kobesova, A., & Kolar, P. (2013). Dynamic neuromuscular stabilization & sports rehabilitation. International journal of sports physical therapy, 8(1), 62.

Özet

Bu çalışmada dinamik nöromusküler stabilizasyon hakkında bilgiler yer almaktadır.

Dinamik Nöromusküler Stabilizasyon