Kabızlık



Kronik kabızlık, seyrek bağırsak hareketleri ya da birkaç hafta veya daha uzun süren zor dışkı geçişidir. 

Etiyolojisi
Kuzey Amerika’da kronik kabızlık prevelansı %2 ila %27 arasında kullanılan farklı tanı kriterleri nedeniyle değişmektedir. Kabızlık, dışkının kolon veya anorektum boyunca düzensiz hareketi olarak tanımlanabilir. Proksimal gastrointestinal sistemden geçiş genellikle normaldir. Kolonik geçişin yavaşlaması idiyopatik olabilir veya sekonder nedenlere bağlı olabilir.

Sekonder kabızlık nedenleri şunları içerir:



Klinik Sunum
Uluslararası bir çalışma komitesi, fonksiyonel kabızlık için aşağıdaki tanı kriterlerini (Rome IV) önermiştir:

1. Aşağıdakilerden en az 2 veya daha fazla sorun olmalıdır:

Dışkılamaların %25’inden fazlasında ıkınma

    Dışkılamaların %25’inden fazlasında yumrulu veya sert dışkı (Bristol Gayta Skalası)

    Dışkılamaların %25’inden fazlasında boşaltamama hissi

    Dışkılamaların %25’inden fazlası için anorektal tıkanma veya tıkanma hissi

    Dışkılamaların %25’inden fazlasını kolaylaştırmak için manuel olarak yapılan manevralar (Pelvik taban desteği ya da parmakla boşaltma)

    Spontan bağırsak hareketinin haftada 3 kereden az olması

    Laksatif kullanmadan yumuşak dışkının nadir olması

    2. İrritabl Bağırsak Sendromu için yeterli kriter yoktur.

    3. Fonksiyonel kabızlığı olan hastalarda karın ağrısı veya şişkinliği olabilmesine rağmen bunlar baskın semptomlar değildir.

    4. Brezilya’nın kuzeydoğusundaki bir belediyede yaşayan yetişkin kadınlarda kabızlık ile işlevsellik arasındaki ilişkiyi analiz eden kesitsel bir çalışma; kabızlığı olan kadınların bilişsel, hareketlilik, öz bakım ve katılım becerilerinin azaldığını göstermiştir. 


    Yönetme ve Müdahaleler

    Diyet: Yüksek lifli diyet, kabızlık gibi sindirim sorunları için yaygın olarak önerilen bir tedavi yöntemidir. Çoğu diyet lifi sindirilmez veya emilmez, bu nedenle bağırsak içerisinde kalarak diğer yiyeceklerin sindirimini düzenler ve dışkının kıvamını etkiler. Faydası olduğu düşünülen 2 tür lif vardır: Çözünen ve Çözünmeyen lifler.

    Çözünen lifler, karbonhidratlardan oluşan ve suda çözünen bir grup maddeden oluşur. Çözünen lif içeren yiyeceklerin örnekleri arasında meyveler, yulaf, arpa, baklagiller (bezelye, fasulye gibi), pisilyum, pektin ve buğday dekstrini bulunur. 

    Çözünmeyen lifler, bitki hücre duvarlarından gelir ve suda çözünmez. Çözünmeyen lif içeren yiyeceklere örnek olarak buğday, çavdar ve diğer tahıllar verilebilir. Geleneksel lif olan buğday kepeği, bir tür çözünmeyen liftir. Lifler dışkıyı toplayarak daha yumuşak ve daha kolay geçmesini sağlar. Lif, laksatif olmamasına rağmen dışkının düzenli olarak geçmesine yardımcı olur.

    Önerilen diyet lifi miktarı günde 20-35 gramdır. Paketlenmiş gıdalar üzerindeki beslenme etiketlerini okuyarak, porsiyon başına gram diyet lifi sayısını belirlemek mümkündür. Diyete lif eklemek, abdominal şişkinlik veya gaz gibi bazı yan etkilere sahip olabilir. Bu bazen küçük bir miktarla başlayarak ve dışkılar daha yumuşak ve daha sık hale gelene kadar yavaşça arttırılarak en aza indirilebilir.

    Fizyoterapist: Fizyoterapistler bir ‘lif günlüğü’ uygulayabilir. Bu, hem hastaya hem de pratisyene tüketilen diyet lifi miktarı hakkında bilgi sağladığı için yararlı bir araç olabilir.Yukarıda "Kabızlığın ikincil nedenleri" bölümünde bahsedildiği gibi, kabızlığın birkaç nedeni olabilir. Biofeedback, pelvik taban dissinerjisi olan hastalar için son derece yararlı bir araç olabilir. Yetersiz dışkılama, puborektalis ve eksternal anal sfinkter kaslarının gevşememesi veya uygunsuz kasılması ile ilişkilidir. Bu, anorektal açıyı daraltır ve anal kanalın basınçlarını artırır, böylece boşaltımın daha az etkili olmasına sebep olur. Bu kasların gevşemesi, dışkılama sırasında spinal refleksin kortikal inhibisyonunu içerir; bu nedenle, bu model bilinçli veya bilinçsiz bir eylemi temsil edebilir. Dışkılama normalde puborektalis ve eksternal anal sfinkter kaslarının koordineli bir şekilde gevşemesiyle ve artan karın içi basınç ve kolonik bölümleme aktivitesinin inhibisyonu ile birlikte gerçekleşir. Bu, hastanın kas koordinasyonunu ayarlamak için bakabileceği biofeedback cihazı (yani elektromiyografi) kullanılarak objektif olarak ölçülebilir ve terapist verilen sözlü işaretlemeyi ayarlayabilir. 

    Doktor: Doktorlar aşağıdaki seçenekleri deneyebilir veya reçete edebilir: 

    1.Toplu oluşturan laksatifler

    Psyllium tohumu (Örn. Metamucil) 

    Metilselüloz (Örn. Citrucel)

    Kalsiyum polikarbofil (Örn. FiberCon) 

    Buğday dekstrini (Örn. Benefiber) 

    2.Ozmotik ajanlar 

    Polietilen glikol (PEG) 

    Sentetik disakkaritler 

    Tuz

    3.Uyarıcı laksatifler 

    Bisakodil (Örn. Dulcolax'ın bazı formları) 

    Senna (Örn. Senokot) 

    Sodyum pikosülfat (Örn. Dulcolax damlaları) 

    Uyarıcı laksatiflerin kronik kullanımının kolonda yapısal veya fonksiyonel bozulmaya neden olduğuna dair ikna edici bir kanıt yoktur. 

    Eğitim: Hasta eğitimi; günlük bağırsak hareketlerinin sağlığı için normal veya gerekli olmadığını vurgulayarak laksatiflere bağımlılığı azaltma ve sıvı ve lif alımını artırma çabalarını içerir. Hastalara yemeklerden sonra dışkılamayı denemeleri tavsiye edilmelidir, böylece kolon hareketliliğindeki normal yemek sonrası artışlardan yararlanılmalıdır. Bu özellikle kolonik motor aktivitenin en yüksek olduğu sabahları önemlidir.

    Hazırlayan: Fzt. Pelin Zöhre

    Referanslar
    Suares NC, Ford AC. Prevalence of, and risk factors for, chronic idiopathic constipation in the community: systematic review and meta-analysis. The American journal of gastroenterology. 2011 Sep;106(9):1582.
    Rao SS, Valestin J, Brown CK, Zimmerman B, Schulze K. Long-term efficacy of biofeedback therapy for dyssynergic defecation: randomized controlled trial. The American journal of gastroenterology. 2010 Apr;105(4):890


    Özet

    Kronik kabızlık, seyrek bağırsak hareketleri ya da birkaç hafta veya daha uzun süren zor dışkı geçişidir. Bu çalışmada kabızlık ve tedavisi hakkında bilgiler yer almaktadır.

    Kabızlık