Lateral Epikondilit Tedavisinde Güncel Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Tenisçi Dirseği (Lateral Epikondilit) Tanı ve Tedavisi | Avicenna Hastanesi

Tenisçi dirseği olarak da isimlendirilen “Lateral epikondilit”, travmatik olmayan dirsek ağrısının en yaygın nedenidir. El bileği ekstansör kaslarının humerusa yapışma yerinde (lateral epikondil) mikrotravmalara bağlı olarak gelişen dejeneratif bir patolojidir.

Hastalığın patogenezi kesin olarak bilinmemekle birlikte; lokal tendon patolojisinin, ağrı algısındaki değişimin ve motor bozukluğun bir kombinasyonu olduğu görülmektedir. Sıklıkla enflamasyon kaynaklı olduğu düşünülse de yapılan histolojik çalışmalarda çok az sayıda enflamatuar hücreye rastlanmıştır. Bu nedenle güncel çalışmalarda tendinopati olarak da sınıflandırıldığı görülmektedir. Ekstansör carpi radialis brevis (ECRB) en sık etkilenen kastır, ancak supinatör ve diğer el bileği ekstansörlerinin de sıklıkla eşlik ettiği görülmektedir. Bilek ekstansörlerinin uzun süreli, tekrarlayıcı kasılmasını gerektiren aktiviteler en önemli risk faktörüdür. Sigara kullanımı ve obezitenin de görülme sıklığını arttırdığı bildirilmiştir. Lateral epikondilite tanısı genellikle klinik olarak konulur. Görüntüleme yöntemleri ise ayırıcı tanıda yardımcıdır.

Lateral epikondilitte hastaların en önemli şikayeti ağrıdır. Özellikle dirence karşı el bileği ekstansiyonu sırasında ağrı görülür. Eklem hareket açıklığı genellikle etkilenmez, ancak hareket ağrılıdır. EHA kısıtlılığı varsa dışlanması gereken başka patolojiler olabileceği düşünülmelidir. El bileği ekstansörlerinde ve ciltte atrofik değişiklikler görülür. Hastalık 12 ile 18. aylar arasında kendi kendini sınırlayan bir seyir izlemektedir ancak bazı hastalarda semptomlar kronikleşebilir ve tedaviye dirençli hale gelebilir.

Lateral epikondilit tedavisinde ağrı kontrolü, hareketin korunması, kavrama kuvveti ve enduransın geliştirilmesi, fonksiyonun restore edilmesi ve ileri yaralanmaların önlenmesi amaçlanmalıdır.

Konu ile ilgili bilimsel çalışmalara göre tedavide öneriler nelerdir?

  • Aktif istirahat, aktivite modifikasyonu, ağrılı aktivitelerden kaçınma önerilir.
  • Fizyoterapinin temel prensibi eksentrik egzersizlerle kısmi yüklenmeye bağlı tendon iyileşmesi sağlamaktır. Optimal tendon yüklenmesi; kritik sınırı aşmadan mümkün olduğu kadar fazla yüklenme şeklinde tanımlanabilir. Doğru dirsek fonksiyonu için stabil bir omuz ve skapula gerektiği unutulmamalıdır. Alt trapezius, serratus anterior ve rotator manşet (skapular stabilizatörler) kuvvetlendirme egzersizleri fizyoterapi programına dahil edilmelidir.
  • Düşük Yoğunluklu Laser uygulamasının lateral epikondilitte faydalı etkileri vardır; ancak kanıt düzeyi yetersizdir.
  • Breysler, el bileği ekstansörlerindeki gerimi/baskıyı azaltarak etki eder. Ağrı kontrolünde ve kavrama kuvveti açısından etkili olduğu gösterilmiştir.
  • Kortikosteroid enjeksiyonu ve iyontoforez kısa dönemde ağrı üzerine etikilidir; ancak uzun dönem etkileri kanıtlanmamıştır.
  • Prolotherapy, PRP ve Botulinumtoxin A (kavrama kuvveti üzerine istenmeyen etkisi olmasına rağmen) ağrıyı azaltmak amacıyla kullanılabilirler.
  • Fizyoterapi, breys ya da ESWT ağrı ve fonksiyon üzerine etki gösterdiği sürece enjeksiyona başvurulmamalıdır.

Yapılan çok fazla klinik çalışma olmasına rağmen, sonuçta diğerlerinden üstün altın standart bir tedavi yoktur.

Referans
Vaquero-Picado A, Barco R, Antuña SA. Lateral epicondylitis of the elbow. EFORT Open Rev 2016;1:391- 397

Özet

Bu çalışmada, lateral epikondilit tedavisinde kullanılabilecek güncel yöntemler için kanıta dayalı öneriler sunulmaktadır.

Lateral Epikondilit Tedavisinde Güncel Tedavi Seçenekleri Nelerdir?