Optimal Teori

Motor öğrenme ilkelerinin, beceri edinimini ve motor öğrenmeyi geliştirmeye yardımcı olabileceğine dair kanıtlar giderek artmaktadır. Klinik uygulamada motor öğrenme ilkeleri öğrenmeyle sonuçlanan performansta uzun vadeli iyileştirmeleri teşvik etmek üzere kullanılır. Fizyoterapistler, meydana gelen öğrenmenin derecesini ve çeşitliliğini artırmak için egzersizlerde çeşitlilik (örn. değişken vs sabit, rastgele vs bloklu vb.) oluşturur ve egzersizleri uygun geri bildirim (örn. eşzamanlı) eşliğinde yapmaya özen gösterirler.
Wulf ve Lewthwaite'e göre, bu faktörler önemlidir, ancak motor öğrenmeye yönelik mevcut yaklaşımlar motivasyon ve dikkatin önemini dikkate almamaktadır. Bu nedenle, hasta motivasyonunu kullanmak için OPTIMAL Motor Öğrenme Teorisini geliştirmişlerdir. OPTIMAL, Optimizing Performance Through Intrinsic Motivation and Attention for Learning (İntrinsik motivasyon yardımıyla dikkat ve öğrenme performansını optimize etme) anlamına gelen bir kısaltmadır. 
 

OPTIMAL Teori Nedir? 

 
OPTIMAL Teori, motor davranışın çeşitli sosyal, bilişsel, duygusal ve motor bileşenleri üzerine kuruludur. Doğası gereği daha bilişsel olan becerilere odaklanmak yerine, öncelikle hareketin koordineli veya becerikli kontrolünün "nasıl" sağlanacağını öğrenmeye odaklanır.
OPTIMAL Teorinin temel ilkelerinden biri, öğrenmeyi optimize etmek için öğrencinin motivasyonel ve dikkatsel ihtiyaçlarının karşılanması veya tehlikeye atılmaması gerektiğidir. Dolayısıyla amaç şudur:
  • Hastanın hedefe yönelik eylemlerini güçlendirmek
  • İşlevsel hareket kalitesi sağlamak
  • Wulf ve Lewthwaite bu iki alanın birleşimini hedef-eylem birleşimi olarak adlandırmaktadır. Esasen, hedef-eylem birleşimi hedefin (yani öğrencinin ne yapmak istediğinin) ve hedefe ulaşmak için becerikli hareketin nasıl kullanılabileceğinin bir birleşimidir.
 

Öz Yeterlilik

 
Öz yeterliliği anlamak, OPTIMAL Teoriyi anlamanın anahtarıdır. Algılanan öz yeterlilik, bireyin "çevresel etkiler üzerinde kontrol uygulamak için gereken motivasyonu, bilişsel kaynakları ve eylem yollarını harekete geçirme" yeteneğine olan inancıdır. Özünde, bir kişinin bir görevi, eylemi veya beceriyi gerçekleştirebileceğinden ne kadar emin olduğunu gösterir.
Geçmiş deneyimler (başarılı olsun ya da olmasın) öz yeterliliğin önemli bir belirleyicisi olarak tanımlanmıştır. Başarılı deneyimlerin yarattığı öz yeterlilik gibi özgüven de performansın bir belirleyicisidir.
 
 
 

Öz Yeterliliği Artırmak için Geri Bildirim Kullanma 

 
Fizyoterapistlerin bir hastanın öz yeterliliğini etkilemesi mümkündür. Terapistler, bir hastanın önceki deneyiminin ne olduğunu anlayarak, hastanın gelecekteki öz yeterliliğini inşa edebileceği öğrenme deneyimlerini hastaya edindirebilir. Benzer şekilde, olumlu geri bildirim ve hastanın kendi olumlu izlenimleri öz yeterliliği artırabilir. 
 
2019 yılında Ghorbani, geri bildirimin öz yeterliliği etkilediğine dair hipoteziyle yaptığı çalışmada motor görev olarak modifiye dart tahtası kullanmıştır. Denekler üç gruba ayrılmıştır. İlk gruba en iyi üç atışlarından sonra geri bildirim verilmiştir. İkinci grup en kötü üç atışları hakkında geri bildirim alırken, kontrol grubuna geri bildirim verilmemiştir. Retention ve transfer testleri, olumlu geri bildirim alan grubun öğrenmesinin, en kötü sonuçları hakkında geri bildirim alan gruba göre daha etkili olduğunu göstermiştir. 
 
Ghorbani ve Bund daha sonra benzer bir çalışma yürütmüş, ancak bu kez 60 katılımcı dört farklı gruba ayrılmıştır:
  • İyi performans sonuç bilgisi (Knowledge of Result) ve yüksek öz yeterlilik
  • Düşük performans KR ve yüksek öz yeterlilik
  • İyi performans KR ve düşük öz yeterlilik
  • Zayıf performans KR ve düşük öz yeterlilik
 
Bu çalışmada motor görev olarak fasulye torbası fırlatma kullanılmıştır. Beceri edinme aşamasında, iyi performans gösteren gruplara en isabetli üç atışları hakkında KR verilirken, kötü performans gösteren gruplara en kötü üç atışları hakkında KR verilmiştir. Ghorbani ve Bund, kötü atışlardan elde edilen KR ile karşılaştırıldığında, iyi atışlardan elde edilen KR'nin daha iyi isabet puanları ile sonuçlandığını bulmuştur. Bu sonuçlar katılımcıların başlangıçtaki öz yeterliliklerinden bağımsızdı, bu da diğer Ghorbani çalışmasının bulgularını tekrarlamaktadır.
Ayrıca, başlangıçta yüksek öz yeterliliğe sahip olan ancak zayıf performans geri bildirimi alan katılımcıların takip testlerinde öz yeterlilikleri azalmıştır. Bununla birlikte, düşük öz yeterlilikle başlayan ve zayıf geri bildirim alanların öz yeterliliklerinde hafif bir artış olmuştur.
Bu nedenle, özellikle düşük öz yeterliliğe sahip katılımcılar için olumlu geri bildirimin, diğer gruplara kıyasla daha yüksek motivasyon ve daha yüksek doğrulukla sonuçlandığı görülmektedir. Bu çalışmalar, bir hastanın motivasyonunu artırmanın mümkün olduğunu ve bunun da öğrenmelerini geliştirmeye yardımcı olacağını göstermektedir.
 

Öz Yeterliliğin Ölçülmesi

 
Öz yeterliliği ölçmenin bir dizi yolu vardır, ancak görevin türünden ve ortamdan/durumdan etkilendiği için, çok amaçlı bir öz yeterlilik ölçüsü oluşturmak mümkün değildir.
Öz yeterliliği ölçmenin basit bir yolu, hastalardan bir görevi yerine getirebileceklerine dair güvenlerini 0-100 ölçeğine göre derecelendirmelerini istemektir. Bu puan, bir öğrenme görevinden sonra öz yeterliliği yeniden değerlendirmek için tekrarlanabilir.
 

OPTIMAL Teorinin Ana Bileşenleri

 
OPTIMAL Teorinin üç ana bileşeni vardır:
  • Geliştirilmiş beklentiler
  • Özerklik desteği
  • Dış dikkat odağı

Geliştirilmiş Beklentiler 

 
OPTIMAL Teori'de "geliştirilmiş beklentiler" terimi, "ileriye yönelik bir dizi beklenti veya ne olacağına dair inançları" ifade eder. Geliştirilmiş beklentiler önceki deneyimlere dayalı olarak gelişir ve motivasyondan bağımsız değildir. 
 
Hastalar olumlu bir sonuç veya iyi bir deneyim yaşadıklarında bir dopamin tepkimesini tetikleyebilir. Dopaminerjik sistemler, bilişin yanı sıra motor ve motivasyonel işlevlerin gerektiği beyin aktivitesini destekler. Bu sistemler mezokortikal, mezolimbik (ödül veya motivasyonla ilişkili) ve nigrostriatal dopaminerjik sistemleri (çalışma belleği ve motor sistem işlevleriyle ilişkili) içerir. Dopamin tepkisinin öğrenmeye yardımcı olduğuna ve hastaların görevin zorluğuna ilişkin algısını değiştirdiğine inanılmaktadır. Sonuçta bu, zaman içinde daha iyi motor öğrenmeyi kolaylaştırmaya yardımcı olabilir.
 
Klinik ortamlarda öğrenmeyi teşvik etmek amacıyla hastanın beklentilerini değiştirmek için çeşitli stratejiler kullanılabilir. Bunlar şunları içerir:
Sonuç bilgisinin hastaya verilmesi: Performans hakkında geri bildirim, özellikle de olumlu geri bildirim sağlanması, hastanın gelecekte benzer bir görevde iyi performans göstereceğine dair beklentilerini artırabilir.
 
Hastanın performansının ortalamadan daha iyi olduğunu gösteren normatif geri bildirim sağlamak.
 
Diğer hastaların performansını gözlemlemek: Hastanın, başkalarının yapabildiğini gördüğünde kendine olan inancını arttırabilir.
 
Ödülleri kullanmak
 
"Benzer yaralanmaları olan diğer insanlar bu beceride çalıştıklarında başarılı olma eğilimindedirler" gibi akran grubu performansı hakkında yorum yapmak: Bu, hastanın kendisinin de başarılı olacağına dair beklentisini artırmaya yardımcı olabilir.
Daha kolay hedefler belirlemek: Hedefler zorlayıcı olsa da hastayı bunaltmamalıdır.
Geri bildirim sağlarken daha geniş bant genişliklerinin kullanmak.
Fizyoterapistler ayrıca egzersizleri yapılandırabilir ve hastanın gelecekteki beklentilerini oluşturan olumlu deneyimler yaşamasına yardımcı olmak için uygun geri bildirim ve rehberlik sağlayabilir. Yukarıda tartışıldığı gibi, geri bildirim iyi performansa odaklandığında daha iyi sonuç verme eğilimindedir.
  

 

 

Özerklik Desteği


Bireylerin çevreleri üzerinde bir miktar kontrol sahibi olmalarına izin vermenin sadece psikolojik olarak önemli olmadığı, aynı zamanda biyolojik öneme de sahip olabileceği bulunmuştur. Çeşitli çalışmalar hem hayvanların hem de insanların, seçtikleri seçenek daha fazla çaba veya daha yüksek iş yükü ile sonuçlansa bile, bir seçim yapabildikleri durumları tercih ettiklerini ortaya koymuştur.
OPTIMAL Teoride, Wulf ve Lewthwaite özerklik desteği terimini, hastalara seçim yapma fırsatının sağlandığı durumları ifade etmek için kullanmaktadır. Seçimler aşağıdaki gibi çok basit olabilir:
  • Hastalara önce hangi görevleri yapmak istediklerini sormak
  • Hastalara önce vücudun hangi tarafında egzersiz yapmak istediklerini sormak
  • Hastalardan ne zaman geri bildirim alacaklarını seçmelerini istemek
  • Hastanın yürüme desteği kullanmak isteyip istemediğinin sorgulanması
Seçimler küçük veya tesadüfi görünebilir ve hatta asıl görevle ilgili olmayabilir, ancak özerklik desteğinin oldukça faydalı olduğu bulunmuştur. Stresi azaltmak, göreve odaklanmayı teşvik etmek, öz yeterliliği artırmak gibi yararlarının yanında öğrencinin daha fazla pratik yapmak istemesini sağlayabilir.
 
Iwatsuki ve meslektaşları tarafından yakın zamanda yapılan bir çalışmada, bireylere belirli seçenekler sunulmasının hareket verimliliğini artırıp artırmayacağı araştırılmıştır. Bu çalışmada, 32 katılımcıdan 20 dakika boyunca koşu bandında koşmaları istenmiştir. Seçim grubundaki katılımcılar, koşuları sırasında bir ekranda görünecek beş fotoğraf seçebilmişlerdir. Ayrıca görüntülerin hangi sırada gösterileceğini de seçebilmişlerdir. Kontrol grubuna ise aynı fotoğraflar, seçim grubundaki katılımcıların seçtiği sırayla gösterilmiştir.[11] Submaksimal koşu bandı koşusu sırasında, seçim grubunun oksijen tüketimi ve kalp atış hızı kontrol grubuna göre önemli ölçüde daha düşük olmuştur. Bu durum, özerklik desteği sağlamanın koşu verimliliğini artırdığını ve hedef-eylem eşleşmesini geliştirebileceğini göstermektedir.
Tersine, çok kontrollü bir ortam da hastanın stresini arttırabilir, kortizol tepkimelerini tetikler, genel performansı ve öğrenmeyi olumsuz etkiler. Kendi kendini kontrol eden ortamların, öz yeterliliği ve öğrenmeyi optimize etmeye yardımcı olduğu için hastanın iyi bir performans sergilemesine yardımcı olduğunu belirtmek önemlidir.
 

Dış Dikkat Odağı

 
 
 
Dikkat/ilgi, bir görevin ve çevrenin izlenmesini, bir görevi yerine getirmekle ilişkili çeşitli ipuçlarının kapsamını, diğer girdilere veya dikkat dağınıklığına rağmen konsantre olma yeteneğini ve belirli hareket ipuçlarıyla ilgili bilgilere odaklanabilmeyi ifade edebilir.
Bireyin bir görevi öğrenirken odaklandığı öğenin hareket kontrolü üzerinde etkisi vardır. Bireyler, hareket ettirilen veya değiştirilen nesneyi kontrol etmeye odaklanabilir (örneğin, sallanırken tenis raketine odaklanmak) veya doğru hareketi elde etmek için uzuvlarına odaklanabilirler (örneğin, tenis raketini sallarken bileğe veya dirseğe odaklanmak).
 
Bir nesneye odaklanmak dış dikkat odağı olarak adlandırılırken (yani birey eylemin etkisine odaklanırken), vücut parçasına odaklanmak iç dikkat odağı olarak adlandırılır (yani birey vücut hareketlerine odaklanır). Dış dikkat odağı daha hedef odaklıdır ve zaman içinde daha örtük öğrenmeyi teşvik eder.
 
Genç yetişkinler, toplum içinde yaşayan yaşlı yetişkinler ve felçli hastalar dahil olmak üzere çeşitli popülasyonlar üzerinde yapılan çalışmalar, dikkatin dış odağının iç odağa göre daha etkili motor öğrenmeye ve daha fazla otomatikliğe yol açtığını bulmuştur. Dolayısıyla, klinik uygulamada dış odağın kullanımını destekleyen çok sayıda kanıt bulunmaktadır. Bu yüzden, fizyoterapistlerin bu odağı sağlamak ve öğrenmeyi geliştirmek için ipuçlarını nasıl kullanabileceklerini düşünmek gerekir. 
 
Örneğin, bir hasta mobilize olurken ayak parmağını sürüklüyorsa, dış odağı teşvik etmek isteyen bir terapist hastadan ayakkabısının altının yere sürtünmediğinden emin olmasını isteyebilir. Ya da terapist hastadan ayakkabısının topuğunun yere değdiğinden emin olmasını isteyebilir. Bir iç odak ipucusu, hastayı ayak parmaklarını kaldırmaya teşvik etmek olabilir. Fark ince olsa da dış odağı teşvik etmek daha fazla beceri edinimi ve daha iyi öğrenme ile sonuçlanabilir.
 
Bu dış dikkat odağının, artan dopamin mevcudiyeti nedeniyle etkili olabileceğine inanılmaktadır. Dopamin mevcudiyeti arttıkça, anılar daha iyi konsolide olur ve sinirsel yollar gelişir. Aynı zamanda otomatik süreçlerin kullanılmasını sağlar, böylece eylemin bilinçli kontrolü daha az olur. Bu şu sonuçları doğurur:
  • Hızlı, bilinçsiz hareketler
  • Daha fazla serbestlik derecesi
  • Daha fazla fonksiyonel değişkenlik
  • Azaltılmış reaksiyon süreleri

Özet

Gelecekteki başarı için beklenti arttırmak, seçim yoluyla özerklik yaratmak, dikkatin dışarıya odaklanmasını teşvik etmek için talimatlar veya geri bildirim kullanmak hedefler ve eylemler arasındaki ilişkiyi güçlendirir, hastaların olumlu sonuçlar elde ederek motor öğrenmelerine katkı sağlar.

Hazırlayan: Fzt. Ece Yüksel
Sattelmayer M, Elsig S, Hilfiker R, Baer G. A systematic review and meta-analysis of selected motor learning principles in physiotherapy and medical education. BMC Med Educ. 2016; 16(15). 
Bisson T. The OPTIMAL Theory Course. Physioplus, 2020.
Wulf G, Lewthwaite R. Optimizing performance through intrinsic motivation and attention for learning: The OPTIMAL theory of motor learning. Psychon Bull Rev. 2016 Oct;23(5):1382-1414. 
Bandura A and Jourden FI. Self-regulatory mechanisms governing the impact of social comparison on complex decision making. Journal of Personality and Social Psychology. 1991; 60: 941-951.
Raina Burditt. Self Efficacy. Available from https://www.youtube.com/watch?v=HnACsrdGZAI [last accessed 22/10/2020]
Ghorbani S. Motivational effects of enhancing expectancies and autonomy for motor learning: An examination of the OPTIMAL theory. J Gen Psychol. 2019 Jan-Mar;146(1):79-92. 
Ghorbani S and Bund A. Motivational effects of enhanced expectancies for motor learning in individuals with high and low self-efficacy. Perceptual and Motor Skills. 2020;127(1):263-274.
O’Neil, Kason M.. "Creation and Initial Validation of the Physical Educator Efficacy Scale for Teaching Lifetime Physical Activities." Journal of Physical Activity Research. 2017; 2(1): 7-14.
Bandura A. Guide for constructing self-efficacy scales. In Urdan T and Pajares F editors. Self-efficacy beliefs of adolescents. Greenwich: Information Age Publishing, 2005. p.307-337.
Neuroscientifically Challenged. 2-Minute Neuroscience: Reward System. Available from: https://www.youtube.com/watch?v=f7E0mTJQ2KM 
Iwatsuki T, Navalta JW, Wulf G. Autonomy enhances running efficiency. J Sports Sci. 2019; 37(6): 685-691.
Beck EN, Almeida QJ. Dopa-Responsive Balance Changes Depend on Use of Internal Versus External Attentional Focus in Parkinson Disease. Phys Ther. 2017; 97(2): 208-216.
Sport Science Collective. How Does Attention Affect Motor Skill Learning and Performance? Available from https://www.youtube.com/watch?v=S3sAvtIJHsM [last accessed 22/10/2020]
Lohse KR, Sherwood DE. Defining the focus of attention: effects of attention on perceived exertion and fatigue. Front Psychol. 2011; 2: 332.
Chiviacowsky S, Wulf G, Wally R. An external focus of attention enhances balance learning in older adults. Gait Posture. 2010; 32(4): 572-5.
Fasoli SE, Trombly CA, Tickle-Degnen L, Verfaellie MH. Effect of instructions on functional reach in persons with and without cerebrovascular accident. Am J Occup Ther. 2002; 56: 380-390.
Mückel S and Mehrholz J. Immediate effects of two attention strategies on trunk control on patients after stroke: A randomized controlled pilot trial. Clin Rehabil. 2014; 28: 632-636.

Optimal Teori