Formula 1 Yarışçıları için Fizyoterapinin İçeriği

Hangi Bölgeler Güçlendirilmeli?

1-Boyun



En başta da bahsettiğimiz gibi, pilotlar yarışırken özellikle boyun bölgelerine ciddi G kuvveti biner ve eğer ki boyunluk kullanmazlarsa veya boyunluk kullansalar dahi boyun kasları güçlü değilse bir yarıştan sonra en az 3-4 gün boyun ağrıları çekecektir. Başın yaklaşık 5 kg, bir kaskın da 2 kg olduğu düşünülürse her frenlemede veya hızlı virajlarda oluşabilecek 5G’lik bir kuvvet pilotun boynuna 35 kg’lık bir yük bindirecektir. 

2-Core(Çekirdek) Bölgesi
Aslında sadece sürücülerin değil diğer birçok sporcunun geliştirdiği ve geliştirmeye devam ettiği vücudun çekirdeği olarak adlandırılan core bölgesi, boyunla birlikte G kuvvetlerine maruz kalan en önemli bölgelerden biridir. Araçlar her viraj aldıklarında veya düzlük sonu sert frenlemelerde core bölgesinde büyük bir kuvvet oluşur. Core bölgesinin geliştirilmesinin ana sebebi bir pilotun yarış sırasında vücudunu stabilize etme yeteneğini artırmaktır. Tam tersi durumda vücudun stabil durumu azalırsa vücut oluşan kuvvete karşı koyamayabilir ve her yarış sonrasında oldukça fazla hem bel ağrıları hem de core bölgesi kaslarında ağrılar yaşayabilirler.

3-Omuz, kol, el ve göğüs kasları
Burada temel hedef kas kütlesini çok artırmamaktır çünkü kas kütlesi ne kadar artarsa pilotun ağırlığı da otomatik olarak artacak ve araç milisaniyelerle de olsa yavaşlayacaktır. Bu yüzden pilot hedef kaslara yönlendirilmelidir. İşin püf noktası, araç içerisinde otururken yarış boyunca yaptığı hareketleri içeren ve bu hareketleri kopyalayan egzersizlere önem vermektir. 
90 dakika boyunca aracın direksiyonunu sert bir şekilde tutup ayrıca her tur 5-6 G büyüklükteki kuvvetlere karşı direnebildiğinizi düşünün. Bu yüzden özellikle bu kaslar yarış içerisinde yorulmamalı ve kasın aşırı gerilmesi olarak bilinen kas spazmına bağlı olarak ağrı oluşmamalıdır. 

4- Kalça, bacak ve ayak kasları
Bu kaslar da aynı yukarıda belirtildiği gibi kas kütlesini çok artırmadan optimum seviyeye kadar güçlendirilmelidir. Örneğin ani ve sert frenlerde kalça ve diz çevresi kaslara çok iş düşmektedir. Ayrıca her gaz ve fren noktalarında ayağın hareketlerine bağlı olarak ayak arka ve ön kasları da burada çok önemlidir. Örneğin Kanada, Montreal yarışını ele alırsak, bu yarışta pilotun fren pedalına uyguladığı güç 1 turda yaklaşık 930 kg’dır. Bu da 70 turluk yarışta 65.890 kg’a denk gelmektedir. Önemli olan sadece kasların gücü değil aynı zamanda dayanıklılığı da önemlidir. Bu sayede onların fizyoterapistleri veya performans koçları gerekli egzersizleri verip pilotlarını hem sıkı bir şekilde takip ederler hem de onları bir bakıma yönetirler. 

F1 pilotlarının yaptığı bazı antremanlar



Pilotların oturma pozisyonu


Hız ve çeviklik için…
Normalde pilotların kemerlerini ve direksiyonu çıkarıp araçtan indikten sonra tekrar direksiyonu yerine takmaları 10 saniyenin altında sürmelidir. Formula 1 aracının kokpitinin sınırlı ve küçük bir yapıda olmasıyla birlikte pilota yüksek düzeyde hız ve çeviklik gerektirir. Ayrıca herhangi bir kazadan sonra eğer ki araç alev alırsa pilot 35 saniye içerisinde araç ne durumda olursa olsun araç içinden çıkmalıdır çünkü pilotun üzerindeki kıyafetler alevlere sadece 35 saniye dayanabilmektedir. Pilotun hızlı ve çevik olması bazı durumlarda hayati önem taşıyabilir bu yüzden çeviklik egzersizlerine mutlaka eğitimlerde yer verilmelidir.

Esneklik
Bir pilotun veya herhangi bir sporcunun çevik, hızlı ve ani olaylara tepki verebilmesi için mutlaka vücudu esnek olmalıdır. 2018’den itibaren pilotun kafa kısmını korumaya yönelik araca HALO adlı bir sistem kurulmuştur. HALO’nun araca monte edilmesiyle birlikte sürücünün kokpit içerisinden çıkması da eskisine göre zorlaşmıştır. Bu yüzden pilot ne kadar esnekse kokpitten çıkması bir o kadar kolaydır. Aksi halde çıkması zorlaşır ve herhangi bir kaza durumunda veya yangın durumunda kimse bunun meydana gelmesini istemez.

Reaksiyon ve koordinasyonun önemi
Pilotun performansını optimize etmeye çalışken dikkat edilmesi gereken belki de en önemli nokta pilotun vereceği reaksiyon süresini olabildiğince en aza indirmektir. F1 pilotlarının reaksiyon süresi normal insanların dışında daha alt kategorilerde yarışan genç sürücülerden bile çok hızlıdır. Öyle ki, bu iki grup arasında bile reaksiyon süresi olarak 40 milisaniyenin üzerinde bir fark vardır. Bazı pilotlar badminton oynayarak reflekslerini geliştirdiğini söylerken, bazıları da tenis topuyla yapılan reaksiyon eğitimlerinin kendilerini geliştirdiğini söyler. Pilotlar çoğunlukla direksiyondaki ayarları yönetmek ve değiştirmek, rakiplerine karşı tepki vermek, fren noktalarını tespit etmek ve saatte 300 km’ye varan hızlarda arabayı kontrol etmek gibi birden fazla motor ve bilişsel beceriyi aynı anda gerçekleştirmekle görevlendirilirler. Küçük bir reaksiyon gecikmesi büyük kazalara hatta ölüme bile yol açabilir. 

Son olarak yakın zamanda Romain Grosjean’ın Bahreyn yarışında yaptığı kazada 51G’lik bir kuvvete maruz kaldığı tespit edilmiştir ancak hem güvenlik önlemleri hem de pilotun ciddi manada dayanıklı olmasıyla birlikte alev topuna dönen araçtan 28 saniyede çıkıp küçük yanıklarla kurtulmayı başarmıştır. Eğer birkaç saniye de olsa bilincini kaybetse yanan araçtan çıkamayabilirdi ve yanarak hayatını kaybedebilirdi. Bu yüzden pilotlar her zaman dayanıklı, çevik, hızlı, refleksif olarak en üst düzeyde olmak zorundadır ve yine bu yüzden her pilotun bir fizyoterapiste mutlaka ihtiyacı vardır. 

Hazırlayan: Fzt. H. Onur Ferhatoğlu

Referanslar: https://www.trainwithpush.com/blog/constructing-an-sc-needs-analysis-for-racing-drivers-and-motorsport
https://www.reflexion.co/blog/formula-1-training
https://www.timeslive.co.za/sunday-times/lifestyle/health-and-sex/2019-04-07-believe-it-or-not-formula-one-drivers-are-some-of-the-fittest-athletes-around/

Daha fazla oku: Fizyoterapi ve Formula 1

Özet

Bu çalışmada F1'de fizyoterapinin yeri hakkında bakış açısı kazandırmak hedeflenmiştir.