Koşuda Ayak Vuruş Paternleri

Young couple runner running on running road in city park Premium Photo

Koşu katılımındaki artışla birlikte, koşuya bağlı yaralanmaların prevalansı artmaktadır. Koşucuların yaklaşık %80’i her yıl alt ekstremite yaralanması geçirmektedir. Koşu sırasında değişen biyomekanik ile yaralanma riski arasındaki potansiyel ilişki göz önüne alındığında, koşu tekniğini değiştirmenin koşuya bağlı yaralanmaların önlenmesi ve yönetiminde kullanılabileceği düşünülmektedir.

Klinisyenler, yürüyüş veya koşu paterni değişikliğine bu paternin en iyisi olduğu varsayımıyla değil, akıllarında şu soruyla yaklaşmalıdır: Bu değişiklik hastamın hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak mı?

Ayak vuruş paterni, koşu camiasında tartışmalı ve bazen bölücü bir konudur. Koşuda ön ayak vuruş paterni, bunu destekleyecek kanıt olmamasına rağmen, uzun süredir koşmanın en iyi yolu veya en uygun koşu şekli olarak düşünülmüştür. Ayrıca yaralanmaya yol açma olasılığının daha düşük savunulmuştur. Bu görüş, birçok koşucunun herkes için en iyisi olduğu varsayımıyla bu ayak vuruşuna geçiş yapmaya teşvik edilmesine yol açmıştır. Ne yazık ki bazıları için bu, yaralanmaya, yaralanmaya bağlı olarak antrenman süresinin azalmasına ve performansın düşmesine neden olmuştur.

Koşu paternini değiştirmedeki ortak amaçlar, koşu verimliliği artırmak ve yaralanma riskini azaltmaktır. Ancak yapılan çalışmalar, ön ayak vuruş paterninin daha düşük yaralanma oranına sahip olduğuna dair sınırlı kanıt olduğunu vurgulamaktadır. Son araştırmalar, ön ayak vuruşuna geçen ile arka ayak vuruşuna devam eden koşucuların yaralanma oranları arasında önemli farklar olmadığını ortaya koymuştur. Hatta bazı araştırmalara göre ön ayak vuruş paternine geçişin ardından koşu verimliliği azalmaktadır.

Koşu ekonomisindeki herhangi bir gelişmeyi destekleyecek kanıt eksikliği ve buna bağlı yükleme profilindeki kayma göz önüne alındığında, yaralanmamış bir arka ayak koşucusu için vuruş paterninin değiştirilmesi önerilemez.

Koşuda ön ayak vuruşu ayak bileği plantar fleksiyonun atmasına ve dikey yükleme oranlarının düşmesine neden olmaktadır. Ön ayak vuruşu sırasında dize binen yük azalmasına rağmen gastroknemius kasının aktivasyonu ve aşil tendon yükünün artmaktadır. Bir çalışmada ise ön ayak vuruşuna geçişin patellofemoral ağrıyı azalttığı ancak ayak bileği ağrısı gelişmesine neden olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle koşu paterni değiştirilirken bu faktör de göz önünde bulundurulmalıdır.

Klinik Çıkarımlar
Arka ayak vuruşu olmayan koşucularda yaralanma oranının düşük olduğuna dair sınırlı kanıt vardır.
Arka ayak vuruşundan arka ayak dışı vuruşa geçiş, koşu ekonomisi için faydalı görünmemektedir ve ekonomide kısa vadeli bir düşüşe neden olabilir.
Arka ayak olmayan bir vuruş dizdeki yükü azaltabilir, ancak gastoknemius kasına ve aşil tendonuna binen yükü artırabilir.
Ön ayak vuruşunun doğal, daha etkili ve yaralanmaya neden olma olasılığının daha düşük olduğu inancını destekleyen çok az kaliteli kanıt mevcuttur.

Hazırlayan: Fzt. Cansu Akkuş

Referanslar
Anderson, L. M., Bonanno, D. R., Hart, H. F., & Barton, C. J. (2020). What are the benefits and risks associated with changing foot strike pattern during running? A systematic review and meta-analysis of injury, running economy, and biomechanics. Sports Medicine, 50(5), 885-917.
Morris, J., Goss, D., Miller, E. and Davis, I. (2019). Using real‐time biofeedback to alter running biomechanics: A randomized controlled trial. Translational Sports Medicine.

Daha fazla oku: Alt Ekstremite Yaralanmalarında Koşu Yeniden Eğitimi

Özet

Koşuda ayak vuruş paternleri yaralanmaları etkiler mi, ayak vuruş paternlerinde değişiklik olması kişinin hedeflerine ulaşmasına yardımcı olur mu?