Yüksek Performanslı Kadın Sporcularda İdrar Kaçırma ve Fizyoterapi



İdrar kaçırma, istem dışı idrar kaybı olarak tanımlanmaktadır. İdrar yapma ve idrar tutmanın düzgün çalışması için, hem istirahatte hem de efor gerektiren aktivitelerde üretradaki iç basıncın, mesanedeki iç basınçtan daha yüksek olması gereklidir. İdrar kaçırmanın seyri, idrar kaçırma tipine, hastanın yaşına, geçmiş veya eşlik eden hastalıklara, hamileliğe, doğum ve sık gerçekleştirilen aktivitelerin doğasına bağlıdır. 

Yapılan bir meta-analizde yüksek performanslı kadın sporcularda, atlet olmayan kadınlara kıyasla, idrar kaçırma riskinin daha yüksek olduğu belirtilmiştir. Pelvik taban disfonksiyonlarının semptomları ilerleyebilir ve sporcunun yaşamını etkileyebilmektedir. Yüksek performanslı kadın sporcular, karın ve pelvis arasındaki kuvvet dengesizliği nedeniyle idrar kaçırma gelişimi için bir risk grubu olup, pelvik taban fizyoterapisi bu hastalarda faydalı bir tedavi olarak görülmektedir. 

İdrar kaçırma tedavisinin amacı idrar tutulmasını geri kazanmaktır. Tedavi konservatif önlemler ve yaşam tarzındaki değişikliklerle başlamakta, ardından pelvik taban fizyoterapisi ve farmakolojik tedavilerle devam etmektedir. Bu müdahaleler başarısız olursa cerrahi tedavi düşünülebilir. Pelvik taban fizyoterapisi, idrarın kontrolü için gerekli kasların yeniden eğitiminde temeli oluşturmaktadır. Hangi egzersiz tekniğinin kullanılacağına dair karar, idrar kaçırma nedenine ve öğrenme yeteneği, motivasyon ve tedaviye uyum gibi hastanın özelliklerine bağlıdır. 

Biofeedback, pelvik taban kas egzersizlerini pozitif pekiştirme yoluyla eğitme yöntemidir. Biofeedback aracılığıyla pelvik taban kas kasılmalarının yoğunluğu ve süresi hakkında bilgi elde edilmektedir. Pelvik taban fizyoterapisinde en çok kullanılan biofeedback türleri; görsel, işitsel veya dokunsal uyaranlar tarafından yönlendirilen basınç ve elektromiyografiktir. Diğer bir teknik, elektriksel veya manyetik uyaranlarla sinir ve kas liflerinin aktivasyonunu sağlayarak, pelvik taban kas güçlerini pasif olarak artırabilen elektrostimülasyondur. Yapılan bir çalışmada, yüzey elektromiyografisi kullanılarak pelvik taban kas stimülasyonu ile idrar kaçırma tedavilerinin iyi sonuç verdiği bildirilmiştir.

Sonuç olarak; yüksek performanslı atletlerde fizyoterapi uygulamasının, hem nöromüsküler hem de fasyal yönden, fonksiyon ve hastalık seyri üzerinde etkili olup idrar kaçırma vakalarında faydalı olabileceği görülmektedir. Ayrıca, pelvik taban fizyoterapisi ile tedavinin jimnastik, basketbol, tenis, çim hokeyi, atletizm, yüzme, voleybol, golf ve futbol gibi branşlardaki elit kadın sporcularda daha etkili olduğu belirtilmiştir.

Özetle;
Yüksek performanslı sporcularda atletik aktivite ve idrar kaçırma ile ilişkili pelvik taban disfonksiyonu görülebilmektedir. Ayrıca; yeme bozuklukları, kabızlık, ailede idrar kaçırma öyküsü, idrar yolu enfeksiyonları öyküsü ve plantar arkın esnekliğinin azalması, elit kadın sporcularda artmış idrar kaçırma riski ile ilişkili olabilmektedir. İdrar kaçırma tedavisinde pelvik taban fizyoterapisi, düzenli aerobik aktivite yapan elit kadın sporcular, eski elit kadın sporcular ve hamile sporcularda, sporcu olmayan kadınlara göre daha yüksek bir idrar tutabilme kazanımı sağlamaktadır. Bu sebeple, sporcuların idrar kaçırma problemlerinde pelvik taban fizyoterapisinin de kullanılması önerilmektedir.

Yazar: Fzt. Büşra Ergin

Referans: Sorrigueta-Hernández A, Padilla-Fernandez BY, Marquez-Sanchez MT, Flores-Fraile MC, Flores-Fraile J, Moreno-Pascual C, Lorenzo-Gomez A, Garcia-Cenador MB, Lorenzo-Gomez MF. Benefits of Physiotherapy on Urinary Incontinence in High-Performance Female Athletes. Meta-Analysis. J Clin Med. 2020 Oct 10;9(10):3240.

Daha fazla oku: Biofeedback Kılavuzlu Pelvik Taban Kas Eğitiminin Doğum Sonrası Stres Üriner İnkontinans Üzerine Etkileri

Özet

Yüksek performanslı sporcularda atletik aktivite ve idrar kaçırma ile ilişkili pelvik taban disfonksiyonu görülebilmektedir. Ayrıca; yeme bozuklukları, kabızlık, ailede idrar kaçırma öyküsü, idrar yolu enfeksiyonları öyküsü ve plantar arkın esnekliğinin azalması, elit kadın sporcularda artmış idrar kaçırma riski ile ilişkili olabilmektedir.