Egzersizin Alt Ekstremite Ampütasyonu Olan Bireylerde Postüral Kontrole Etkisi

Ampütasyon, bir ekstremitenin travma, uzun süreli sıkışma veya tıbbi hastalık nedeniyle vücuttan ayrılması işlemidir. Etkilenen uzuvda malignite veya kangren gibi ağrıyı veya hastalık sürecini kontrol etmek önleyici ameliyat olarak da yapılabilmektedir.

Konjenital uzuv eksikliği, vasküler problemler, diyabet, donma, dokunun ölmesi, ileri derece ülser, kemik enfeksiyonları, kötü huylu bağ dokusu tümörleri veya travma sebebiyle ilgili bölgeye ampütasyon yapılabilmektedir. Ampütasyon, doku nekrozu veya canlılık derecesi ile ilgilidir ve tek bir ameliyatla veya aşamalı bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir (ampütasyon ve ardından rekonstrüksiyon). Her iki yaklaşımı benimseme kararı büyük ölçüde hastanın klinik durumuna ve istenen ampütasyon seviyesindeki yumuşak dokuların kalitesine bağlı olmakla birlikte, birincil amaç cansız ve enfekte dokuyu çıkarmaktır. 

Ampütasyon sonrası, postüral kontrolde bir takım değişiklikler görülebilmektedir. Etkili postüral kontrol, statik denge sırasında veya postüral bir rahatsızlıktan sonra motor yanıtların uygun şekilde ortaya çıkması ile propriyoseptif, somatosensoriyel, vestibüler ve görsel afferent sinyallerin merkezi sinir sistemine entegrasyonunu sağlamaktadır. Ancak bir alt ekstremite ampütasyonunu takiben, postüral kontrol sistemi ampüte edilen uzuvdan proprioseptif ve somatosensoriyel bilgi kaybına uğramaktadır. Ayrıca vücudun ağırlık taşıyan simetrisi değişmekte, eklem sertliği ve protezle oluşan sınırlamalara uyum sağlanması gerekmektedir. Bu faktörler, normal refleks ve postüral kontrol stratejilerini bozmaktadır ve özellikle daha zorlu ortamlarda uygun yanıtların başarılı bir şekilde oluşmasını olumsuz etkileyebilmektedir. Alt ekstremite ampütasyonu geçirmiş bireylerin, desteklerinin temelindeki aksaklıklar ve içsel dengesizleştirici faktörlerin yanı sıra kaymalar, tökezlemeler ve kilo değişimi gibi çeşitli nedenlerden dolayı yüksek oranda düşme sıklığına sahip oldukları da belirtilmiştir.

Bilimsel Araştırmalar Ne Diyor?
Transtibial ve transfemoral ampütasyona sahip, protez kullanan ve düz yüzeyler boyunca hareket yardımcıları olsun veya olmasın bağımsız olarak yürüyebilen bireyler ile yapılan 12 haftalık bir çalışmada, kişiselleştirilmiş egzersiz programının farklı denge koşullarında postüral kontrol üzerindeki etkinliği bilgisayarlı dinamik postürografi ile değerlendirilmiştir.

Egzersiz grubundaki katılımcılar, klinikte haftada 2 kez grup seansına katılarak ve haftada 2 kez evde, kişiselleştirilmiş egzersizlerini yaparak müdahaleyi tamamlamışlardır. Egzersizler, her bir katılımcının yürüme biyomekaniği, kuvvet ve postüral kontrol profilleri, egzersiz hedefleri, ampütasyon ve protez kısıtlamalarını içeren temel verilerden elde edilen bulgulara göre kişiselleştirilmiştir. Program, kas gücü, denge, yürüme dayanıklılığı, esneklik ve kardiyovasküler zindeliği hedefleyen birden fazla bileşen ve birleşik egzersizlerden oluşmaktaydı. Spesifik olarak egzersizler, anahtar kas gruplarının (plantarfleksörler, diz ekstansörleri, kalça ekstansörleri, fleksörler, abdüktörler ve addüktörler ve karın kaslarının) eş merkezli ve eksantrik güçlenmesini ve dinamik dengeyi (yerden nesneleri alma ve uyumlu bir yüzeyde dengeleme dahil) de içermekteydi. Grup ve ev temelli egzersiz seansları da direnç miktarına, vücut pozisyonuna (örneğin yerçekimine karşı veya yerçekimine karşı harekete göre veya oturarak ayakta durma) göre kişiselleştirilmiş ve ilerlemeye göre bireysel olarak derecelendirilmiştir. Kontrol grubundaki katılımcılar ise herhangi bir yapılandırılmış egzersiz programına girmemişler ve günlük yaşamdaki normal aktivitelerini sürdürmüşlerdir.

Egzersiz müdahalesi öncesi ve sonrasında katılımcıların, ağırlık taşımada simetriyi, yanıt gecikmelerini ve postüral kontrol stratejilerindeki ince değişiklikleri, normal stabilite sınırlarının ötesinde, stabil ve dengesiz yüzey koşulları sırasında görsel, vestibüler ve somatosensoriyel sistemleri zorlayan postüral salınımları ve otomatik postüral reaksiyonları tespit edip ölçen bilgisayar programları ile postüral kontrolleri değerlendirilmiştir. Ayrıca katılımcılara dengelerini korumak ve günlük görevler sırasında sabit kalmak için güvenlerinin ne kadar olduğu sorgulanan bir anket de uygulanmıştır.

Bu çalışmanın sonucunda, daha yüksek denge ve strateji skorları ile postüral kontroldeki gelişmeler, özellikle gözlerin kapalı olduğu zorlu ve dengesiz koşullarda, bir egzersiz müdahalesini takiben gelişmiş somatosensoriyel farkındalık ve vestibüler işlev ile görsel girdiye olan ihtiyacın azaldığını göstermiştir. Bununla birlikte, bireylerde postüral kontrol stratejilerinde nesnel gelişmeler görülse de, kendi kendine bildirilen denge güveninde bir değişiklik bulunmamıştır. Kontrol grubunda daha fazla ağırlık taşınan bir asimetri olmasının ve egzersiz eğitimi eksikliğinin, uzun vadede potansiyel kas-iskelet sistemi sorunlarıyla birlikte, zararlı etkileri olabileceği düşünülmektedir.



Klinik Çıkarım: Kişiselleştirilmiş bir egzersiz programını takiben alt ekstremite ampütasyonu geçirmiş bireylerde postüral kontrol olumlu etkilenmekte, görsel girdiye olan ihtiyaç azalmakta ve somato-duyusal girdi daha iyi yorumlanmaktadır. 

Hazırlayan: Fzt. Büşra Ergin

Referanslar: 
1. Schafer, Z. A., & Vanicek, N. (2020). A block randomised controlled trial investigating changes in postural control following a personalised 12-week exercise programme for individuals with lower limb amputation. Gait & Posture, 84, 198-204.
2. Molina, C. S., & Faulk, J. (2020). Lower extremity amputation. StatPearls [Internet].

Daha fazla oku: Protez Rehabilitasyonu

Özet

Kişiselleştirilmiş bir egzersiz programını takiben alt ekstremite ampütasyonu geçirmiş bireylerde postüral kontrol olumlu etkilenmekte, görsel girdiye olan ihtiyaç azalmakta ve somato-duyusal girdi daha iyi yorumlanmaktadır.

Egzersizin Alt Ekstremite Ampütasyonu Olan Bireylerde Postüral Kontrole Etkisi