Kronik Ayak Bileği İnstabilitesi Olan Bireylerde Fonksiyonel Aktiviteler Sırasında Kas Aktivasyonları

Lateral ayak bileği burkulması toplumda sportif veya günlük aktiviteler sırasında en sık rastlanan kas-iskelet sistemi yaralanmalarından biridir. İlk ayak bileği burkulmasından sonra bireylerin çoğunda kronik ayak bileği instabilitesi gelişir. Kronik ayak bileği instabilitesi, tekrarlayan ayak bileği burkulmaları ve ilk burkulmadan sonra bir yıldan uzun süren, ağrı, kuvvetsizlik, hareket açıklığında ve fonksiyonda azalma ile karakterize bir durumdur. Ayak bileği instabilitesinin kalıcılığı, uzun vadede osteoartrit gibi dejeneratif eklem patolojilerine de yol açabilir.

Tekrarlayan ayak bileği burkulmalarının nedenleri hem mekanik hem de nöral faktörlere bağlı olabilir. Mekanik bir bakış açısından, ayağın artmış supinasyonu ve inversiyonu ile karakterize olan ilk lateral ayak bileği burkulması, bağlar, kaslar, sinirler ve tendonlar dahil olmak üzere lateral ayak-ayak bileği kompleksinin yapılarına zarar verebilir ve bu durum ayak bileği eklem laksitesinde bir artışa yol açabilir. Nöral açıdan ise soleus ve peroneus longus kaslarının spinal refleksif uyarılabilirliğinde azalma meydana gelebilir. Ayak bileğine etki eden kasların uyarılabilirliğinin kortikal düzeyde de azaldığına dair bazı kanıtlar vardır. Zamanla devam eden spinal ve supraspinal değişiklikler, hareket kontrolünde yanlış adaptasyonlara neden olur. Fonksiyonel hareketlerin kinetiği ve kinematiği incelenerek hareket kontrolündeki anormallikler kolaylıkla gözlemlenebilir. Örneğin, kronik ayak bileği instabilitesi olan bireylerde, inişler sırasında azalmış bir diz fleksiyon açısı veya yürümenin salınım fazı sırasında ayakta artmış inversiyon ve kalça artmış adduksiyon açısı gözlenmiştir. Ayrıca yürüme hızı arttıkça ayak inversiyonunun arttığı bildirilmiştir. Tüm bu sonuçlar, yeni ayak bileği veya diğer alt ekstremite yaralanmaları için risk faktörleri olarak kabul edilebilir.
 

 

 

Bilimsel Çalışmalar Ne Diyor?

Yüzeyel elektromiyografi (sEMG) aracılığıyla kas aktivasyonlarının incelenmesi, kas aktivasyonları hareketin biyomekaniğinin yanı sıra merkezi ve spinal nöral olaylara aracılık ettiğinden, hareket anormalliklerinin nedenlerini anlamada önemli bir rol oynar. Bu çalışmada, kronik ayak bileği instabilitesinden muzdarip bireylerde, fonksiyonel görevler sırasında kas aktivasyonlarını araştıran yüzeyel elektromiyografiye dayalı çalışmalar sistematik olarak incelenmiştir. 
 
Yürüyüş sırasında yürünen zemin kas aktivasyonunu etkileyebilir. Koşu bandında yürüme ve zeminde yürüme arasında kas aktivasyonları farklıdır. Kronik ayak bileği instabilitesi olan ve olmayan bireylerin kas aktivasyonları arasında normal zeminde yürümede ise kronik ayak bileği instabilitesi olan ve olmayan bireyler arasında bacak, uyluk ve kalça kaslarında fark yokken koşu bandında yürümek, muhtemelen ayak bileği inversiyonunu önlemek için bir güvenlik stratejisi olarak kas aktivasyonlarının değişkenliğini arttırmaktadır. Örneğin peronous longus kası (PL), koşu bandında yürürken daha yüksek, daha uzun ve daha erken aktivasyon göstermiştir. PL'nin bu değişmiş aktivasyonu, ayak bileği burkulmalarına yol açan ayak bileği inversiyonundan kaçınmak için bir strateji olabilir çünkü kronik ayak bileği instabilitesi yaşayan bireylerde yaşamayanlara kıyasla ayak bileği inversiyonun, plantar fleksiyonun ve yürüme sırasında basınç merkezinin lateral yer değiştirmesinin arttığı belirtilmiştir. Bu farklılıklar lateral ayak bileği burkulmaları için risk faktörüdür. Ayrıca anormal PL aktivasyonunun, ayak bileği evertor kaslarını etkileyen nöral değişiklikleri kompanse etmek için bir strateji olması muhtemeldir.
 
Kronik ayak bileği instabilitesi olan bireyler, zorlu görevler sırasında ayak bileği ve gövde instabilitesini kompanse etmek için ayak bileği kaslarından önce kalça ve kor bölgesi kaslarını aktive etmektedirler. Ayak bileği/ayak kompleksinden gelen duyusal bilgi değiştiğinde kalça stratejisi meydana gelmektedir. 
 
Kronik ayak bileği instabilitesi olan bireylerin PL aktivasyonu, ayağın ani inversiyon pertürbasyonlarında, çift ve tek bacak duruşları arasındaki geçişlerde gecikmektedir. İniş ve hoplama aktiviteleri sırasında da kas aktivasyonları da değişmiştir. Kronik ayak bileği instabilitesi olan bireylerinin PL aktivasyonunun zamanlaması anormaldir. Bu aktiviteler sırasında bu kas gecikmiş veya azalmış bir aktivasyon göstermektedir. Bu durum sportif aktiviteler sırasında değişmiş kinematiklere ve dolayısıyla diz ve ayak bileğinde artmış yaralanma riskine neden olabilir.
Yıldız denge testinde anterior ve posterior yönde uzanmalarda daha düşük tibialis anterior kası (TA) aktivasyonu bulunmuştur. Bunun nedeni TA'nın tek bacak görevler sırasında kortiko-spinal kontrolünün değişmiş olması olabilir.
 
Klinik Çıkarım: Kronik ayak bileği instabilitesi olan bireylerde fonksiyenel aktiviteler sırasında peronous longus ve tibialis anterior kaslarının aktivasyonu değişmiştir. Peronous longus kasının aktivasyonu gecikmiş ve azalmıştır. Tibialis anterior kasının da aktivasyonu azalmıştır. Ani pertürbasyonlara tepki olarak gövde kaslarınında da aktivasyonunun geciktiği bulunmuştur. Ancak kronik ayak bileği instabilitesi olan bireylerde sağlıklı bireylere göre kalça ve kor kaslarının ayak bileği kaslarından önce aktive olduğu görülmektedir. Bu değişmiş kas aktivasyonları tekrardan yaralanmalar ile ilişkili olabilir.

Hazırlayan: Fzt. Cansu Akkuş

Referans: Labanca, L., Mosca, M., Ghislieri, M., Agostini, V., Knaflitz, M., & Benedetti, M. G. (2021). Muscle activations during functional tasks in individuals with chronic ankle instability: a systematic review of electromyographical studies. Gait & Posture.  

Daha Fazla Oku: Ayak Bileği Lateral Bağ Yaralanmalarında Güncel Tedavi Stratejileri

Özet

Ayak bileği burkulması sonrasında pek çok kişide gelişen ayak bileği instabilitesi, uzun süren, ağrı, kuvvetsizlik, hareket açıklığında ve fonksiyonda azalma ile karakterizedir. Bu tabloda peronous longus ve tibialis anteriorun aktiviteler sırasında aktivasyonu değişir.

Kronik Ayak Bileği İnstabilitesi Olan Bireylerde Fonksiyonel Aktiviteler Sırasında Kas Aktivasyonları