Bisiklet Sporunda Gidon Pozisyonunun Önemi

C:\Users\LENOVO\Desktop\Among Us\bike fir\Orbea_Orca_OMX12-87b8784-scaled.jpg

Sürüş esnasında tutuş ve dirsek pedlerinin konumu, tüm performans ve klinik uygulama protokollerinde çok büyük önem taşımaktadır. Genel olarak, seleye göre daha uzun ve daha düşük tutuş pozisyonları, daha yüksek performans pozisyonları ile ilişkilidir ancak yeni bir pozisyona yeterli adaptasyon için zaman tanınmadığında, agresif tutuş pozisyonları, sürücüyü bel, boyun ağrısı ve azaltılmış çekirdek kas aktivitesi için riske sokabilir. Bel ağrısı, profesyonel bisikletçilerin antrenman günlerini kaçırmalarının bir numaralı nedenidir. Epidemiyolojik kanıtlar, yaralanma riskini önlemek için kavrama konumlarının yükseltilmesini desteklese de, performans verileri kavrama konumlarının düşürülmesini desteklemektedir. 

Gidonun konumlandırıldığı yer, seleden yükseklik ve uzunluk açısından erişiminizi belirler. Bazen buna postüral uzunluk denir. Birçok faktör gidon konumuna katkıda bulunduğundan, bisiklet uyumunun en kişisel parçasıdır. Pratik olarak konuşursak, bisiklete uyum standartlarına göre, kavrama ve gidonun konumu, bisikletlinin hedefleri ve sürüş hacminin yanı sıra kişinin esneklik ve gücü ile ilişkili olmalıdır. Gidonların konumu yalnızca uzanmayı değil, aynı zamanda gövde veya sırtın açısını da belirler. Basitçe söylemek gerekirse, daha uzun veya daha alçak bir gidon pozisyonuna yanıt olarak sırt ve omurga pelvisten daha fazla öne doğru eğilir. Eğlence amaçlı bisikletçilerde daha uzun ve daha düşük tutuş pozisyonları, rahatsızlık, artan perineal basınç ve azalmış penis kan akışı ile ilişkili bulunmuştur. 

Eğlence amaçlı bisikletçiler için önerilen gövde açısı 45-55 derecedir. Bu, tipik olarak seleden gidona çok az düşüşle veya hiç düşme olmadan rahat bir sürüş pozisyonu sağlar. Elleriniz başlık veya gidon üzerindeyken kollarınız gevşemiş olmalı ve dirsekleriniz hafifçe bükülmüş şekilde binebilmeli ve bununla rahat hissetmelisiniz. Seleden düşme sizin için çok fazlaysa, kollarınız düzleşecek ve kilitlenme eğiliminde olacaktır. Kollarınızı gevşetmek veya dirsekleri bükmek, kollar üzerinde çok fazla ağırlık olduğundan dolayı ellerde ve parmaklarda uyuşma ve karıncalanma ile sonuçlanabilir. Ayrıca sürüş esnasında yola bakarken boynunuz ve kürek kemikleriniz arasında gerginlik ve ağrı hissetmemelisiniz.

Gidonunuzu önce yukarıdaki parametrelere göre ayarlayın ve yüksek bir ön uca sahipseniz utanmayın: yukarıdaki yönergelere uyulmasının bir nedeni vardır, çünkü vücudunuzun şimdilik izin vereceği budur. Hepimiz bir noktaya kadar esnekliğimiz üzerinde çalışabiliriz ve aslında bisiklete binmenin doğası bu özel vücut pozisyonuna uyum sağlamamıza yardımcı olur. Gidon yüksekliğini yavaşça aşağı çekerek veya gidon boğazınızı uzatarak zaman içinde agresif bir konum geliştirebiliriz. Unutmayın: bisiklet ayarlanabilir, sürücü uyarlanabilir. Biri saniyeler sürer, diğeri çoğumuz için maalesef çok daha uzun sürer!

Gidonun düşüş (drop) ve uzanma (reach) mesafesi, uyum işleminin bir uzantısıdır. Sapın yüksekliği ve uzunluğu ile birlikte kadronun stack ve reach mesafesi, öncelikle düşüşü (drop) ve uzanmayı (reach) belirler, ancak gidon seçimi, bike fitte düşme(drop) ve uzanma (reach) üzerinde hafif bir etkiye sahip olabilir. Gidonların yatay (gidondan seleye olan mesafe) ve dikey (yükseklik) konumları üst gövde fleksiyon açısını etkiler. 

Fren Kollarının Pozisyonu

Değiştirilen tek şeyin fren kolunun pozisyonu olduğu ve bunun sürücünün uyum sorunlarını çözdüğünü inanmak güç ama bu bir gerçek. Fren kolunun konumu çok önemlidir ve gözden kaçırılmamalıdır. Fren kolunun yerleştirilmesi, sürücünün elleri başlığın üzerindeyken ve ayrıca drop konumuna doğru hareket ettiğinde frenlere erişmesine izin vermelidir. Çoğu kişi tarafından kullanılan basit bir yöntem, fren kolunun ucunu gidon (drop) düşüşünün sonu ile aynı hizaya getirmektir.

Fren kollarınızın gidonun yatay üst kısmına daha yakın olduğunu ve bu sizin rahat olduğunuz bir yerde olduğunu fark ederseniz, erişiminizin veya düşüşünüzün çok uzun veya çok derin ayarlanmış olduğu anlamına gelebilir. Bu durumda fren kollarının konumu, diğer optimal olmayan uyum koordinatlarını hesaba katmaya çalışan uygun bir uzlaşmadır. Sapın kısaltılması veya indirilmesi, fren kolunun daha doğru konumlandırılmasına izin verebilir.

Kol Pedlerinin Ayarlanması

Triatlonda bu konfor, esneklik, yarış mesafesi ve sporcunun omuz genişliği ile belirlenir. Arka omuzun fonksiyonel esnekliğini belirlemek için, dirsek dokunma testi yapılabilir. Kol pedlerinin genişliğini ayarlarken toraks ve omuz hareketliliği ve stabilitesine odaklanan müdahaleler gerekli olabilir.

Omuzun açısı yaklaşık 90 ° fleksiyonda olmalıdır. Bu humerusun uzun ekseninden geçen bir çizgi ile gövde açısını takip eden çizgi arasında ölçülen açıdır. Bu açı, aero pozisyonundayken en rahat pozisyonu sağlar ve dirsek açısı da 90 ° 'lik fleksiyonda olması gerektiğinden, aero barların erişimiyle yakından bağlantılıdır. Omuz açısını değerlendirmek ve optimize etmek için kullanılabilecek ek bir teknik, AC ekleminden bir çekül hattı düşürmektir. Bu çizgi dirseğin arka tarafına düşmelidir. Ayrıca dirseğin proksimal kısmının, ulnar sinirin sıkışmasını önlemek ve dirseğin bir tümseğe çarptığında pedden kaymasını önlemek için aero pedden sarkması gerektiği unutulmamalıdır. 

Aero pozisyonda sürüş, özellikle düşük stack yükseklikleri ile servikal omurgaya önemli ölçüde yük bindirebilir. Bir binici ne kadar agresif bir aerodinamik pozisyon elde ederse, o kadar fazla servikal ekstansiyon gerekir. Servikal pozisyonu etkileyebilecek diğer bileşenler arasında kask pozisyonu ve güneş gözlüğü bulunur. Bu nedenle, boyun ağrısı olan bir triatlet, kaskını kontrol ettirmelidir (yani, kask görüşlerini engelliyor ve böylece daha fazla servikal ekstansiyona neden oluyor mu). Ayrıca triatletlerin çerçevesiz güneş gözlüğü takmaları da tavsiye edilir, çünkü bu aynı zamanda görüşü engelleyebilir ve ek servikal ekstansiyon gerektirebilir. 

Hazırlayan: Fzt. Abdulsamet Celayır

Özet

Bisiklet sporunda gidon pozisyonu niçin önemlidir? Ne gibi katkı sağlar?

Bisiklet Sporunda Gidon Pozisyonunun Önemi