Yaşlanmanın Eklemler Üzerindeki Etkileri

Bir birey ne kadar sağlıklı olursa olsun, yaşlanmayla birlikte, eklemlerinde ve bağ dokularındaki değişiklikler nedeniyle hareket kabiliyetinde azalmalar görülecektir. Eklem hareket açıklığı, duruş ve hareketler üzerinde doğrudan bir etkiye sahip olduğu için işlevlerimizde de belirgin bir değişikliğe neden olabilir. Dolaşımda ve hücresel seviyede meydana gelen değişiklikler yaşlı bireyleri konnektif doku biyolojisinde değişimlere yatkın hale getirir. Azalmış proliferasyon ve değişen apoptoz durumu (programlanmış hücre ölümü), doku homeostazının etkili bir şekilde sürdürülmesinde azalmaya neden olur.

Kemik yapısındaki değişiklikler eklem yüzeylerini direkt olarak etkilediği için eklem hareketleri de değişir. Subkondral kemiğin (doğrudan eklem kıkırdağının altındaki katman), artan yaşla birlikte kalınlık ve yoğunluğunda azalmaya uğrar. Yaş aldıkça eklem hareketlerinde bir sertleşme olur, çünkü eklem içindeki kaydırıcı sıvı miktarı azalır ve kartilaj daha ince hale gelir. Ligamentler de kısalmaya ve esnekliğinin bir kısmını kaybetmeye eğilimlidir, bu da eklemlerin sertleşmesine neden olur. 

Kartilajdaki yaşlanmaya bağlı değişiklikler eklemi hasarlanmaya daha yatkın ve homeostazı sürdüremez hale getirir. Örneğin kartilaj ve onu saran eklem dokusundaki katabolik ve anabolik aktivitede oransızlık meydana gelir. Kondrosit aktivitesi ile hücre yaşlanmasına bağlı lokal artiküler ortam değişiklikleri arasında yakın bir ilişki vardır, ardından inflamatuar mediyatörlerin salgılanması gelir. Salgı fenotipinde sitokinlerin ve matriks metalloproteinazların artmasıyla ve büyüme faktörlerinin azalmasıyla yaşlanma durumuna katkı sağlanır.  Artan yaşla birlikte reaktif oksijen türlerinin hücre fonksiyonunu etkilemesiyle oluşan oksidatif stres de kartilajın bozulmasında önemli bir rol oynar.

Sinoviyal sıvı ise hareket kolaylığı için eklemlerde kayganlık oluşturur. Sağlıklı eklemler, sinoviyal sıvıda yüksek miktarda molar kütleli hyaluronik asit (HA) molekülleri içerir. Bu çözelti, eklemlerde ve diğer dokularda tampon görevi gören yağlayıcı bir çözeltidir ve gerekli viskoziteyi sağlar. Yaşla birlikte eklemlerdeki hyalüronik asit moleküllerinin boyutu azalır. Bu nedenle ekleme sağladığı kayganlık ve yastık görevleri de azalır.
Kolajen, bağ dokusunun bir parçasıdır. Cildin yanı sıra kıkırdakta, ligamentlerde, tendonlarda ve kemiklerde bulunur. Kolajen lifleri iskelet sistemini esnek tutar, ancak vücuttaki kolajen seviyeleri yaklaşık 25 yaşından sonra düşmeye başlar. Bu düşüşler ligament, tendon, kemik ve kıkırdağın zamanla daha sert ve daha kırılgan olmasına neden olabilir.

Yaşlanmaya bağlı salgı fenotipinin değişmesi, kontrositlerin büyüme faktörüne verdikleri yanıtın azalması, mitokondri disfonksiyonu, oksidatif stres ve öncü glikasyon ile son ürünlerinin anormal birikimi dahil olmak üzere kolajendeki yaşa bağlı değişikliklerin tümü yapısal değişikliğe ve fonksiyonel kapasitede azalmaya yol açar. Buna örnek olarak yine tendon ve ligamentlerin daha sert ve kırılgan olması verilebilir.


 Figür: Bir kolajenin üçlü sarmal yapısı.

Eklem hareket açıklığı (EHA) yaşla birlikte azalır; ancak yaşla birlikte genellikle tek bir eklem içinde aktif ROM, pasif ROM'dan daha fazla azalır. Eklem hareket açıklığındaki azalma tekdüze değildir, farklı eklemler farklı derecelerde kısıtlılık görülebilir.

Yaşla birlikte servikal omurgada ekstansiyon ve lateral fleksiyon hareketlerinde büyük derecede azalma görülür. Torasik ve lumbar omurgada ekstansiyon en kısıtlı harekettir. Rotasyon hareketlerinde de az miktar azalma görülebilir.

Kalça ekstansiyonu için 25-39 yaş aralığı ile 60-74 yaş aralığını kıyaslandığında %20 azalma görülür.  Ayak bileği dorsifleksiyonunda yaşla birlikte azalma görülür. Üst ekstremitede alt ekstremite ve omurgaya kıyasla daha az etkilenim görülür. Ancak omuz kompleksi dirsek ve el bileğinin aksine büyük değişiklik gösterir. 

Fizyoterapi


Egzersiz, kaslarda, kemiklerde ve eklemlerde yaşa bağlı gelişen birçok değişikliği önleyebilir ve bu değişiklikleri de tersine çevirebilir. Aktif bir yaşam tarzı yaşamaya ve avantajlardan yararlanmaya başlamak için asla geç değildir. 

Egzersiz, kemik kaybı oranını yavaşlatmaya ve kemikleri güçlendirmeye yardımcı olabilir. Yaşlı insanlar, kas güçlendirici aktivitelerle kas kütlesini ve gücünü artırabilir. Tai chi gibi denge ve koordinasyon egzersizleri düşme riskini azaltmaya yardımcı olabilir. İleri yaşlardaki fiziksel aktivite, kemik mineral yoğunluğunun azalma hızını yavaşlatır ve osteoporozun ilerlemesini geciktirebilir. Yürüme veya ağırlık antrenmanı gibi, vücuda ağırlık aktarıcı egzersizler kemik kütlesinin korunması için en iyi seçenektir. Ayrıca, hidroterapiye katılan geriatrik bireylerin, sedanter geriatrik bireylere kıyasla kemik ve kas kütlesinde artış görülmüştür.

Hazırlayan: Ayşe Demirtaş

Referanslar
Freemont AJ, Hoyland JA: Morphology, mechanisms and pathology of musculoskeletal ageing. J Pathol 211:252-259, 2007 Available from: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/17200936 (last accessed 26.5.2019)
Yamada K, Healey R, Amiel D, et al: Subchondral bone of the human knee joint in aging and osteoarthritis. Osteoarthritis Cartilage 10:360-369, 2002 Available from: https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/12027537 (last accessed 26.5.2019)
Better health Ageing- muscles bones and joints Available from: https://www.betterhealth.vic.gov.au/health/conditionsandtreatments/ageing-muscles-bones-and-joints (last accessed 26.5.2019)

Daha fazla oku: Dans Hareket Terapisinin Yaşlı Bireylerde Etkisi

Özet

Yaşanmayla birlikte vücutta çeşitli değişiklikler görülebilir. Bu çalışmada bu değişiklikler ve fizyoterapinin etkisi incelenmiştir.

Yaşlanmanın Eklemler Üzerindeki Etkileri