Subakromiyal Sıkışma Sendromu (SIS) İçin Spesifik veya Genel Egzersiz Stratejisi?



Subakromiyal sıkışma sendromu omuz ağrısı ile karakterize yaygın olarak görülen bir problemdir. Omuz sıkışma terminolojisi omuzun dinamik stabilitesinden sorumlu rotator kılıf kaslarının patolojik durumunu ifade etmek amacıyla Neer tarafından tanımlanmıştır. Subakromiyal sıkışma sendromu, rotator kılıf kaslarının patolojisinin intrinsik ve ekstrinsik mekanizmalarının subakromiyal sıkışma sendromu etiyolojisinin altında yatan iki ana teori olan çok faktörlü bir durumdur. İntrinsik nedenler zamanla tendon morfolojisi ve performansını etkiler. Bu faktörlere örnek olarak genetik yatkınlık, yaşa bağlı değişimler, kanlanmanın az olması gibi faktörler sayılabilir. Dış faktörler, mekanik kompresyona neden olan anatomik yapı ve/veya biyomekanik değişikliklerle ilgilidir. Anatomik yapılar, akromiyon şeklinin varyasyonlarının yanı sıra subakromiyal ve akromiyoklaviküler eklemlerdeki osteoartritik spurları içerir. Biyomekanik değişiklikler, genellikle rotator manşet kas sisteminin zayıflığı ve kas imbalansı gibi faktörleri içerir. Bu, subakromiyal boşluğun daralması ile birlikte dış sıkışma veya glenohumeral eklem boşluğu içinde iç sıkışma olarak ortaya çıkabilir. 

SIS’de omuz kinematiğinde değişiklikler görülür. En yaygın görülen defisitler skapulotorasik eklem kinematiğindeki değişimler, humeral başın glenoid kavitedeki yer değişimi ve kol elevasyonu sırasında sternoklaviküler eklemde klavikulanın artan elevasyonu ve retraksiyonudur. Torakal bölgede fleksiyon ve kifozun artması omuz kinematiğinide etkileyebilir. Tüm bu değişiklikler de biseps tendonu, rotator kılıf tendonları, subakromiyal bursa ve subtendinöz bursayı etkileyen subakromiyal boşluğun daralmasına neden olabilir. 

Bilimsel çalışmalar ne diyor?

SIS’de dirençli egzersizleri içeren spesifik egzersiz stratejilerinin genel bir egzersiz stratejisinden daha etkili olup olmadığını incelemek amacıyla bir derleme yapılmıştır. Derlemeye 18 yaş üstü SIS klinik bulguları gösteren kişiler (ağrılı ark bulgusu, Neer impingement testi, Hawkins veya Jobes testi (+),  dahil edilmiştir. Rotator kılıf kaslarının kalınlaşmasını içeren adeziv kapsulit, osteoartrit, fraktür/ dislokasyon, sistemik inflamatuar durumlar, enfeksiyon, nörolojik problemler, otoimmun problemleri içeren çalışmalar dışlanmıştır. Spesifik egzersiz stratejileri skapulotorasik kasların ve/ veya omuzun dinamik stabilizatörlerini hedefleyen egzersizler olarak tanımlanmıştır. Egzersizler skapular stabilizasyon, pozisyonlama, propriosepsiyon, nöromuskuler kontrol, kuvvetlendirme ve germeyi içerebilir. 

Spesifik egzersizlerin gruplar arası etkinliği ve en iyi kanıt düzeyi sentezi yapılmıştır. 

Spesifik egzersizlerin etkinliği



Subakromiyal sıkışma sendromu egzersiz tedavisinde bu egzersiz desteklenmeli veya desteklenmemeli demek için yeterince kanıt yoktur. Yüksek kaliteli çalışmalardaki çelişkiler veya bu çalışmaların eksikliği nedeniyle bu hasta popülasyonunda spesifik egzersizlerin klinik uygulamada uygun olup olmadığını bilememekteyiz. Yine aynı nedenlerle egzersizlerin sıklığı, dozu, yoğunluğu hakkında net bir söylemde bulunulamaz.

Hazırlayan: Fzt. Birgül Dıngırdan

Referans: Shire, A. R., Stæhr, T. A., Overby, J. B., Dahl, M. B., Jacobsen, J. S., & Christiansen, D. H. (2017). Specific or general exercise strategy for subacromial impingement syndrome–does it matter? A systematic literature review and meta analysis. BMC musculoskeletal disorders, 18(1), 1-18.

Daha fazla oku: Subakromiyal Ağrı Sendromunda Spinal Manipülasyon ve Elektrikli Kuru İğneleme Uygulamalarının Etkinliği

Özet

Subakromiyal sıkışma sendromu omuz ağrısı ile karakterize yaygın olarak görülen bir problemdir. Bu içerikte subakromiyal sıkışma sendromuna yönelik egzersiz uygulamalarının kanıt düzeyinden bahsedilmiştir.

Subakromiyal Sıkışma Sendromu (SIS) İçin Spesifik veya Genel Egzersiz Stratejisi?